Live Traffic Stats HAYATI OKUMAK

TATİL

2014-07-10 06:19:00

gelmişi,geçmişi karıştırmadan, eskiye ait ne varsa hiç bir şeyi konuşmadan,     var mısın iki günlük tatile gitmeye veya bir hafta farketmez.   Devamı

SESSİZ ÇIĞLIK

2014-07-10 05:55:00

Sessizlik çığlıkları doldururken karanlığı, Gözlerime dolan şu yaşlar asırların yağmurları. Şimdi gökyüzümde her şeyinle arzuların var, Kurduğum dargın düşlerde,  Doya doya dinlediğim şu cıvıl cıvıl baharda, Hatta yanılıp da düştüğüm sensizlikte bile. Şimdi, dün ve yarında ki sensizlik öfkelerle anılacak, O, kış güllerinin açtığı zamana dek. Devamı

HAYAT

2014-07-10 05:54:00

Hayatın şiiri ;   Kaybetmekten korkuyorsan, kaybet ! Düşmekten mi korkuyorsun ?  Düş ! Yaralanmaktan mı korkuyorsun ? Yaralan ! Sonra iyileş…Yeniden kalk. Yeniden başla, yeniden sev, yeniden aşık ol… Bir daha mı düştün ? Bir daha kalk ! Er ya da geç beklediğin gelecek, Er ya da geç aradığın seni bulacak… Ama sen, bir kez yıldın mı, korktun mu … Maskeni takıp, kalkanları kuşandın mı, o zaman bitecek… Beklediğin her neyse asla gelmeyecek…... Devamı

HÜZÜN YANIMSIN

2014-07-10 05:53:00

Bir gün, alır götürürler  tüm yaşanmışlıkları… Son dersin, bitti dersin, o kanat açıp giderken gözyaşlarında! Yüreğinin derinliklerinde bir hüzün ağacı yeşerir, o anla birlikte… Baka kaldığın, kal ya da git diyemediğin, sadece seyrettiğin… Bir bir alırken, koparırken senden düşleri, umutları ve aşkları. Beklersin sonrasında.. Zaman ellerinden, gövdenden ve zihninden kayboluncaya dek! Hüznü ve umudu karanlıklarda beklemek yerine, Martının, özgür olması lazımdır oysa.. Derin, karanlık dehlizlerden aydınlığı ve umudu bulabilsin diye… Onunla kanat açmak lazımdır, sabahın güneşle buluştuğu kızıllıkta. Hüzün ağacının dalları koca bir çınar olmadan, Bir kaç damla yaş kurumadan!... Devamı

GÖZE ALAMADIM

2014-07-10 05:51:00

Hani bazen insan birini yanında tutmayı bilmez, ama onun yokluğunu da istemez. Kaybetmeyi göze alamaz, Ama kazanmak için mücadele etmez. Bağlanmaya cesaret edemez, Ama ondan tamamen kopmayı da beceremez. Yani, ne sevilmekten vazgeçer, ne sevmeyi bilir. Hani çok sonra zaman geçer de kaybeder ya,  İşte o zaman dudaklarından dökülür, Ne gözümü alabildim, ne göze alabildim… ... Devamı

YAŞADIĞIM KADAR

2014-07-10 05:48:00

Aynaya baktığım zaman, kendi yüzümü görebiliyorum. Maskem yok, kimseye iki yüzlü davranmayacak kadar ruhuma sadık olduğumu da biliyorum. Bütün fotoğraflarımda gülerek poz veriyorum… Ruhum da neşeli… Giydiğimi de yakıştırıyorum kendime… Rahmetle ve sevgiyle andığım ölülerim de var benim, Başım sıkıştığında bağrına basacak dostlarım da… Bazı sorularımın cevaplarını veremesem de kendime, o kadar olacak ! Düşünüyorum da , varsın bazı şeyler eksik olsun hayatımda ! Nasılsa emir ve komuta bende ! Eller yukarı hayat ! Ben seni sevdiğim kadar yaşıyorum, Yaşadığım kadar seviyorum !... Devamı

SENİ YAŞAMAK

2014-07-10 05:45:00

Eğer, yeniden başlayabilseydim yaşamaya, İkincisinde, daha çok hata yapardım. Kusursuz olmaya çalışmaz, sırt üstü yatardım. Neşeli olurdum, ilkinde olmadığım kadar, Çok az şeyi ciddiyetle yapardım. Temizlik, sorun olmazdı mesela. Daha çok riske girerdim. Seyahat ederdim daha fazla. Daha çok güneş doğuşu izler, Daha çok dağa tırmanır, daha çok nehirde yüzerdim.  Görmediğim pek çok yere giderdim. Dondurma yerdim doyasıya, daha az bezelye. Gerçek sorunlarım olurdu, hayali olanlar yerine. Yaşamın her anını gerçek ve verimli kılan insanlardandım ben. Yeniden başlayabilseydim eğer, yalnız mutlu anlarım olurdu. Farkındamısınız bilmem. Yaşam budur zaten. Anlar, sadece anlar. Siz de anı yaşayın. Hiçbir yere yanına su, şemsiye almadan gitmeyen insanlardandım ben. Gitmeyen insanlardandım ben. Yeniden başlayabilseydim eğer, hiçbir şey taşımazdım. Eğer yeniden başlayabilseydim, ilkbaharda pabuçlarımı fırlatır atardım. Ve sonbahar bitene kadar yürürdüm çıplak ayaklarla. Bilinmeyen yollar keşfeder, güneşin tadına varır, çocuklarla oynardım. Bir şansım daha olsaydı… Ama biliyorum, 45′indeyim ve biliyorum… Ölüyorum…... Devamı

ULAŞILMAZIM

2014-07-08 04:00:00
ULAŞILMAZIM |  görsel 1

“Sen, sen ille de sen” diye durup durup nefes aldığımsın. “Sen varsan ben varım” dedirtecek kadar kendimi hiçe saydığımsın. Kaderi kaderime yazılsın diye her gün Yaratıcıya yalvardığımsın. Aklımda, yüreğimde ve duamda olansın. Sen benim hüzün yanımsın. Bakışına hasret kaldığım, sesine özlemle bağlandığımsın. Özlemim, hasretim, bakmaya doyamadığımsın. Bahtıma doğanımsın. Olmazsa olmazsımsın. ... Devamı

YAĞMUR GÖZLÜM

2014-05-09 16:24:00

YAĞMUR GÖZLÜM Biri gelir susmanı ister, tamda konusmaya calıstıgın anda.   İcine duşer cümleler tek tek dudaklarından , birer birer batar canına   Damla damla kanar gözlerınde yuregindeki yara ,   yanaklarına dolar söylemeye ugrastıgın herseyın.   Susmak aglamaktır der.!   Birkez daha susarsın suskunluguna ve birkez daha aglarsn sustuguna...     .~Biri gelir gitmeni ister tamda kalmayı düşündügün anda.   Yollar diken olur batar ayaklarına, ayak izine düser gözyasın.   Pesinden de sen düsersin, sonrada umutların.   Arkanda bıraktıgın bir parcan olur sana ait,   Icındekı bin parcansa dönup donüp bakar o bir parcanın eksikligiyle sonra gözden kaybolur gözlerinde kayboldugun. Gitmek kalmaktır aslında, Bir parcanı unutmuşsan kalanlarda...     .~Biri gelir özlemeni ister tamda unutmaya calıstigın anda.   Duydugun bir sarkı götürür ansızın seni onun yanına, sarılmışsındır farknda olmadn bır bosluga , kendı elını tutarsın onun elıne sarıldıgın gibi,   Kendin söyler kendin duyarsın ondan duymayı özledigin sözleri.   Ve yeniden baslarsın kaldıgın yerdn kanamaya,   Yoklugunu basarsın kanadıkca yarana, acınıda alır saklanırsın karanlık dünyana.!     .~Biri gelir ölmeni ister, tamda hayata tutunmaya calıstıgın anda.   Onun yoklugunu bir mezar gibi gösterip atar seni icine , üzerine yıgar hatıraları birer birer , direndikce dahada cok acır canın , pes ettirir seni icindeki dinmek bilmeyen sızın,   gözlerinin ıslaklıgıyla bakmaya baslarsın hayata ,   farkındasındır aslında, aglamakla sönmez can yangının.     .~Biri gelir hiç gitmez adı yalnızl... Devamı

BANA BİR ŞİİR YAZ İÇİNDE GÖZLERİN OLSUN

2014-05-07 15:34:00

bana bir şiir yaz içinde biraz sen biraz sen ,biraz da sen olsun bana bir şey yaz içinde gözlerin,gülüşlerin,nefesin,sıcaklığın olsun bana bir şey yaz içinde sadece senden birşeyler olsun ... Devamı

MERHABA

2014-05-07 14:42:00

Toprak temizdi. Gökyüzü ve hava temizdi. Bize sundukları da. Biz de temizdik. Pazardan peynir almak risk değildi, sokak satıcıları dosttu. Onlarla selamlaşıyorduk. Merhabanın hatırı vardı. Hijyen, kalite ve garantinin belgesi işte bu merhaba idi. Sütçümüz,yoğurtçumuz, sebzecimiz vardı. Hal hatır sorduğumuz, hangi zeytinden hoşlandığımızı bilen, iyi peynirden bizi haberdar eden bakkalımız vardı. Şimdi. Şimdi potansiyel tehlike olarak görüldüğümüz ve üstümüz arandıktan sonra girdiğimiz süper marketlerin on binlerce çeşidinin arasında 'merhaba'dan mahrum alış veriş yapıyoruz. Labirentin içinde raflarda şekiller, mesajlar ve imajlar var. Reklâmlar bizi zaten kodlamıştır önceden; algılıyor ve alıyoruz. İsminin başında hiper, süper ve mega gibi sıfatların bulunduğu mağazalarda, oraya ne kadar çok giderseniz gidin, güvenlik görevlileri, reyon sorumluları ve kasiyerlerle muhabbet kuramazsınız. Market arabalarıdır orada size en çok tanıdık gelen. İnsan bazen laf atmak ister 'işler nasıl gidiyor' veya 'hayırdır bugün sol ön tekerin gıcırdıyor' diye. İnsanın hayatında kalabalıklar çoğaldıkça, yalnızlıklar da çoğalıyor. Bakkalların gidişiyle, sokakların ruhu da gitti. Ve lezzetler de gitti. Yılın on iki ayı muhteşem görüntüsüyle arzı endam eyleyen sanal domatesler gibi. Domates mevsimini kaybettiği günden beri, çok şeyi kaybettik. Hâlbuki domates önemlidir. Mevsimi bittiğinde gidişine üzülmek, yokluğunda özlemek zamanı geldiğinde kavuşmaya sevinmek çok önemlidir. Kokusu çok önemlidir. Yöresi ve lezzeti de. Her yöre bir başka domates, bir başka domates lezzeti demektir. Artık yörenin adı; sera. Sadece domates mi? Ek... Devamı

KİMİ SEVDİK

2014-05-07 14:36:00

Kimleri sevdik kimleri sildik Kimleri peşine düştük genç ömrümüzde Yüz göz olduk yar seninle Sözümü esirgemez olduk Gençliğimi geri verseler Bu kez en çok kendimi severim Veririm o yari de Kime sevdirirse sevdirsin Kimi öldürürse öldürsün Kimi güldürürsü güldürsün Umurumda değil Kaşı gözü gül yüzü yıllarım gitti Yıllarım gitti Bir düşün niye geldik bugüne diye Kimlerin sözüne gittik genç ömrümüzde Yüz göz olduk yar seninle Sözümü esirgemez olduk Gençliğimi geri verseler Bu kez en çok kendimi severim... Devamı

SEVGİDEN ÖTE

2014-05-05 04:37:00

        ... Devamı

NEFESSİZ KALDIM

2014-04-27 06:07:00

Aç şu pencereni artık bir nefeslik ömrüm kaldı   Devamı

bana bir mektup yaz olur mu ?2

2014-04-25 14:41:00
bana bir mektup yaz olur mu ?2 |  görsel 1

içinde kan kırmızı kaaçamak bakışlarımın mahcubiyeti olsun bana bir mektup yaz olur mu ? içinde bir yudum çay tadında sevgin olsun,duygun olsun bana bir mektup yaz olur mu ? Devamı

BANA BİR MAKTUP YAZ OLUR MU -2

2014-04-25 14:29:00

 bana bir mektup yaz içinde kaçamak bakışlarla gül kırmızılığında ki mahcubiyetimin satırları olsun bana bir mektup yaz olur mu ?   Devamı

SUSTUM Kİ .......

2014-04-19 04:12:00

    Susarız… Konuşulan konuyu boş, basit ve anlamsız buluyoruzdur, konuşmayı da gereksiz ve anlamsız buluruz… Susarız… Konuşulanlar öyle abes ve mantık dışıdır ki sadece hayretle dinler ve sessiz bir tepkiyle belli ederiz duruşumuzu… Susarız… Sessiz bir onaydır susuşumuz…Biraz utangaçlık belki ama içten bir katılıştır söylenenlere… Susarız… Sessiz bir bekleyiş olur susmak…Ya kendimizin yada karşımızdakinin ortak değerleri yeniden gözden geçirmesine tanınmış bir fırsattır sessizliğimiz…Yada birinin bizi fark etmesi, doğru algılayabilmesi için tanınmış bir süre… Susan için endişe ve olasılık hesapları arasındaki gel git lerle biraz da huzursuz bir bekleyiştir susmak… Susarız… Dile getirilmeyen bir öfkedir bazen suskunluğumuz… Öylesine yaralanmışızdır ki yaralamak isteriz, yüreğini acıtmak ve kanatmak…Ve biliriz ki hiçbir söz acıtamaz, yaralayamaz ve kanatamaz kimseyi bir suskunluk kadar…Ve susmak en acımasız, öldürücü silahtır bazen… Susarız… Hassas ve kırılgan bir tepkidir…Küçücük bir hatırlatmadır belki…Fark edilmesi ve onarılması incelik ister…Ya yeniden bir kazanıştır yada aleyhte bir delil olarak kalır karşımızdaki için… Susarız… Bir ilişkide negatiflerin gözümüze batmaya başladığı, karşımızdakine ait aleyhte deliller dosyasının kabarmaya başladığı ve hatta dosyayı masanızdan kaldırmaya gerek duymaz olduğunuz bir noktadasınızdır…Bir duruş, bir soluklanmadır susmak…Ortak geçmişin değerlendirilmesi ve geleceğin muhasebesidir…Durup yeniden, şimdi bulunduğunuz noktadan bir daha bakmak istersiniz yaşananlara ve eldekilerle geleceğe gitmenin ne kadar mümkün olduğuna…Bir i&... Devamı

AH BU ŞARKILARIN ......

2014-04-08 16:37:00

Devamı

2014-04-08 15:44:00

HERŞEY CANLANIR YA BİRBİR HAYAL GİBİ,RÜYA GİBİ İŞTE HANİ ANKA KÜLLERİNDEN DOĞARMIŞ YA YENİDEN  BÜTÜN DUYGULARIM FİLİZLENDİ, HEPSİ SENDEN YANA, HEPSİ YAŞADIĞIM  Devamı

SON BAKIŞ

2014-04-08 15:42:00

yılların sabrını yaşatmıştım yüreğime mükafatı istanbul oldu şimdi hayatın sabrını yaşatıyorum gözlerime  mükafatım son bakış olsun  Devamı

saat kulesi

2014-04-08 15:37:00

ya ordaki saat kulesinin altında ya da burdaki  tercih senin  Devamı

2014-04-08 15:36:00

ne alaaddinin sihirli lambası, ne de zümrüd-ü ankanın kanadı hiç biri  senin gözbebeklerindeki ışılltı kadar mutlu edemez Devamı

özledim

2014-04-08 15:28:00

Seyahatte cam kenarı sanki yalnızların yeridir. Çünkü aslında orası, başını koyacak omuz bulamayanlar içindir.."   sana gelen yollarda cam kenarında oturmayı özledim  istanbul seni çok özledim :) Devamı

SEVİNCE

2014-04-05 04:31:00

Bazen öyle bir ilişkiye tutulursunuz ki, ne sevebilir, ne terk edebilirsiniz. Kör kütük bağlanmışsınızdır aslında... En güzel yıllarınızın, acı tatlı hatıralarınızın ortağıdır; iç çekişlerinizin sebebi, yazılarınızın ilhamı, sohbetlerinizin konusudur. Göz yaşlarınızda, bilinçaltınızda, kahkahanızdır. Korkunca saklandığınız bir sığınak, coşunca öptüğünüz bir bayrak... Sevdanız riyasız, çıkarsız, karşılıksızdır. Sınırsız ve nihayetsiz; "Ölmek var, dönmek yok"tur. Lakin gün gelir anlarsınız içten içe bir şeyin kanadığını...   Bir zamanlar bir gülücüğüyle alacakaranlığı ışıtan o rüya, bir kabusa dönüşür birden...    Kapatır gönlünün kapılarını, yasaklar kendini size... Hoyrattır, bakmaz yüzünüze... Mühürler dudaklarınızı, yırtar atar yazdıklarınızı, siler sizi defterden...  Sebebini arar arar durursunuz ki, aslında çok basittir.    Aşkınızda eksik olan cesaretinizdir. Hangi gül dayanabilir, susmuş bülbüle. Kırmızı rengini almaz mı öten bülbülden.    Ayrılırsanız yaşayamayacağınızı bilirsiniz, lakin böyle de sevemezsiniz. İhanetten kırılmıştır kaleminiz; severek, terk edersiniz... "Madem öyle"nin çağı başlar ondan sonra... Madem ki siz böylesine tutkunken, o kapatmıştır gönlünün kapılarını. Madem ki sevdiğinizi bilse de yetmemiştir duymak istemiştir... Kıymetinizi bilmemiştir,  o halde günah sizden gitmiştir. Lanet ederek bu karşılıksız aşka, çekip gitmeleri denersiniz. Aşkın göçmenlik çağı başlar böylece... Daha özgür ola... Devamı

VAZGEÇMEYİ BİLMEK

2014-04-05 04:23:00

Ne hesabını veremeyeceğim bir günüm oldu ne de vicdanımı lekeleyen bir geçmişim... Ne hissettiysem onu söyledim , onu yaşadım. Yaşadığım bir tek andan bile pişmanlık duymadım. Asla keşkelerim olmadı. Hiçbir zaman kendimle vicdan mahkemesi yapmak zorunda kalmadım. Karşıma bazen gerçek yüzler, bazen sahteler çıktı ama olsun ben yine sadece hislerimle yaşadım. Asla sevmediğim birine seni seviyorum demedim , ya da asla birini severken karşılığını beklemedim. Dostluğuma değer biçmedim, sevgime ise hiçbir zaman sınır çizmedim. Sevdiysem sonuna kadar gittim, bitirdiysem öldürse de hasreti geriye dönmedim. Bazen çok kırıldım, bazen belki de kırdım ama hata insana mahsustur dedim. Affettim , af diledim. Kimileri birden fazla kırdılar kalbimi ama ben onları yinede affettim. Onlar belki beni saflıkla yargıladılar. Belki de içten içe güldüler ama asıl unuttukları şuydu: Ben aldanmadım. Aldanan her zaman kendileri oldular ama bunu anlayamadılar. Bir insan kaybının ne olduğu bilemedikleri için... Kaybetmek onlar için bir alışkanlık haline geldiği için... OYSA BEN HİÇ İNSAN KAYBETMEDİM. SADECE ZAMANI GELDİĞİNDE VAZGEÇMEYİ BİLDİM O KADAR. evet vaz geçtim vazgeçmeseydim ne olacağını tahmin bile edemezdin KİNİMDEN,NEFRETİMDEN HERŞEYDEN VAZGEÇTİM  ... Devamı

HAŞHAŞİLERİN BUGÜNÜ

2014-03-27 23:59:00

Haşhaşîlerin bugünü         Haşhaşîlerin lideri Hasan Sabbah, İran’ın kuzeyindeki müstahkem Alamut kalesinde dünyayı korkuya salan planlarını yapıyor; kendisiyle kimse baş edemiyordu. Böylece Haşhaşîler, fesad ve cinayetlerine devam edip; suikastlerini Musul ve Diyarbekir’e kadar uzandırdılar. Kimse, elbisesinin içine zırh giymeden dışarı çıkamaz oldu. Güvercinlerle haberleşme tekniğini çok iyi kullanan Hasan Sabbah, Haçlılarla da irtibata geçerek Sünnîlere karşı onları destekledi. Selçuklu devletini zayıflatan ve Türk-İslâm birliğini tehdit eden en büyük fitne oldu. Tarihçiler, o devri, felâket yılları olarak adlandırır. Dinsizin hakkından…   Hasan Sabbah, pek zeki, kabiliyetli, teşkilatçı, matematikten büyüye kadar çok ilme vâkıftı. Âdil, dindar, ciddi, çilekeş ve kanaatkâr bir imaj verirdi. Öyle ki biri şarap içtiği ve diğeri bir cinayete karıştığı gerekçesiyle iki oğlunu öldürtmüştür. İnanç esaslarındaki sadakat ve itaat prensibi, onun en büyük silahı olmuştur. Maksadı mevcut siyasî ve sosyal yapıyı çökertmekten ibaretti. Adamlarını, dinî ve siyasî bakımdan motive ettiği için, sistemi sağlam ve uzun ömürlü oldu. Alamut’ta meydana getirdiği “yalancı cennet”, burayı görmeden yazan Marco Polo gibi tarihçi ve seyyahların hayalinin mahsulüdür. Ama dünya ona da kalmadı. 1124’te 80 yaşlarında iken Alamut’ta öldü. Kaleme aldığı eserlerden pek azı günümüze gelmiştir. Sergüzeşt-i Seyyidinâ, Hasan Sabbah’ın hayat hikâyesini; el-Fusulü’l-Erbaa ise mezhebinin esas... Devamı

YALANCI CENNETİN HAŞHAŞİLERİ

2014-03-27 23:53:00

  Rey şehrinde Muvaffak Nişâburî’den okuyan üç yakın arkadaştılar. Aralarında kim önce ikbâle kavuşursa, diğerine yardım edeceğine dair sözleşmişlerdi. Bunlardan biri Selçuklu veziri Nizâmülmülk, ikincisi meşhur bilgin ve şair Ömer Hayyâm, üçüncüsü ise sonradan dünyaya dehşet salan bir suikast teşkilatının kurucusu Hasan Sabbâh idi. Her ne kadar aralarındaki yaş farkı bu rivayetin sıhhatini zayıflatıyorsa da, Nizâmülmülk, vezir olunca Hasan Sabbâh’a valilik teklif etti. O ise Nizâmülmülk’ün makamına göz dikip sarayda vazife istediği için araları açıldı.   7 sayısının hikmeti   Hasan Sabbâh, İmamiye Şiasına mensup bir din adamının oğludur. Daha sonra Şia’nın aşırı kollarından Bâtınîliğin İran’daki dâîlerinin (misyoner) tesirinde kaldı. Mısır’a giderek bu mezhepteki Fâtımîlere katıldı. Bâtınîler, Cafer Sadık’ın yerine Musa Kâzım’ı değil, kendinden evvel vefat eden oğlu İsmail’i yedinci imam tanır. Kur’an’ın bir zâhirî (görünen), bir de bâtınî (görünmeyen) manası olduğunu; imama sadakatle bâtınî manaya erilebileceğini; bunlara haram şey bulunmadığını söyler. Tenasüha (reenkarnasyona); cennet ve cehennemin dünyada olduğuna inanır. İmamlar gizlidir. Ortada olan, dâî adındaki propagandacılardır. En çok Güney Irak’ta tutunmuşsa da, Kuzey Afrika ve Mısır’daki Fâtımî Devleti ile tanındı. 12 imamı tanıyanİsnâaşeriyye’den (Caferiyye) farklı olarak İsmail 7. imam sayıldığı için Seb’iyye veya İsmailiyye&... Devamı

İLLUMİNATİUS

2014-03-27 23:32:00

Şeytani Örgüt İlluminati Nedir ? ? İlluminati’nin güç şebekesi, dünyanın en güçlü kişilerinden, yatırımcılarından, şirket başkanlarından ve siyasilerden oluşuyor. “İç çember” denilen en tepedeki 10 kişiye bağlı 300 kişi ise onların alt kadrosunda yer alıyor ve talimatlarını yerine getiriyorlar. 10 kişilik “bilge adamlar” grubunda Fransa’dan, üç, ABD’den iki, Kanada, Avusturya, İngiltere, İspanya ve Güney Afrika’dan birer üye bulunuyor.   İlluminati 1. Bölüm Geçtiğimiz Mayıs ayında Amerika’da Bilderberg Grubu’nun yıllık toplantısı gerçekleştirildi. Bu toplantıyla birlikte söz konusu Gizli Dünya Devleti veya Dünya Derin Devleti konusu yeniden gündeme geldi. Ancak yapılan yorumlarda ağırlıklı olarak Bilderberg konusu öne çıktı. Oysa Bilderberg Grubu, yirminci yüzyıla damgasını vuran ve 21. yüzyılda da dünya üzerindeki sultasını daha da güçlendirme amacına yönelik yeni teoriler geliştiren karanlık ağın sadece bir organıdır. Söz konusu karanlık ağla ilgili yorumlarda dikkat çeken bir şey de ağırlıklı olarak, emperyalizmin bu ağ üzerindeki etkisine ve rolüne dikkat çekilmesiyle yetinilmesidir. Bazı yorumcular, 20. yüzyılda hüküm süren emperyalizmin uluslararası siyonizmle ilgisine de dikkat çekiyorlar. Ama birçoklarında bu gerçek göz ardı ediliyor. Siyonizm, 1897 Basel konferansıyla teşkilatlanmaya başlayan bir ideolojik oluşumdur. Yahudiler bu konferanstan önce de devlet yönetimleriyle irtibat kurarak birtakım siyasi oyunlar çeviriyorlardı. Ancak siyonist ideolojiye göre teşkilatlanmanın başlamasıyla birlikte bu işi tek m... Devamı

DAVİD ROCKEFELLER VE İTİRAFLARI

2014-03-27 23:31:00

  26 072013 İlluminati Üyesi Yahudi Banker David Rockefeller İtiraf!   ABD’li Yahudi bankacı iş adamı David Rockefeller den... son yüzyılın en büyük itirafları..... Türk'lerin ve diğer insanların bilmesi gerekenler! İşte David Rockefeller’in söyledikleri: TÜRKİYE'YE ADNAN MENDERES ZAMANINDA "MARSHALL YARDIMI" İLE EL ATTIK Mesela Türkiye’yi ele alalım. Türkler de yıllar boyu komünizme karşı savaşmıştır. 1950’lerde ülke yönetimine bize desteğimizle Adnan Menderes gelmişti. Aslında Menderes bizimle başta gayet güzel bir diyalog kurmuştu. Bizden seçimde aldığı destek karşılığında, Marshall yardımı adı altında devamlı borç alıyor ve ülkesinde yatırımlar yaparak sanayi yapısını geliştiriyordu. Fakat o kadar plansız ve programsız harcama yapıyordu ki ödeme günleri geldiğinde, bizden, borç ödemek için tekrar tekrar borç istemeye başladı. Biz de kendisinden ülkesini yabancı sermayeye açmasını ve bizim şirketlerimize özel imtiyazlar tanımasını, diğer bir deyişle Osmanlı İmparatorluğu’na dayatılan kapitülasyonlar benzeri şeyler talep ettik Menderes bize bunu hiçbir zaman kabul etmeyeceğini söyledi ve bizden uzaklaşamaya başladı. Ülke insanı ilk defa asfalt yollarla tanışıyor, fabrikalar arka arkaya dikiliyordu. Ülkenin çoğunluğu Müslüman olduğu için ülkenin her yerine camiler yaptırıyordu. Menderes bu şartlarda iktidarda ki yerini uzunca bir süre için, sağlamlaştırdığını sanıyordu. Bir darbe ile bu işe bir son verildi ve sonunun öyle bitmesini istemediğimiz halde, çalışma arkadaşlarıyla beraber idam edildi. Sadece CELAL BAYAR kurtuldu, çünkü bir MASONDU ve yakın arkadaşı Papa Roncalli ya da diğer adıyla 23. John, Vatikan’ın b... Devamı