Yasemin Göksu - Gel Gönül Bu Aşkı Unut Sen de

2015-08-17 03:42:00

Link : www.youtube.com Devamı

Yasemin Göksu - Aldı Gitti

2015-08-17 03:37:00

Link : www.youtube.com Devamı

SORMA

2015-07-31 06:08:00

Şimdi altı çizilmiş kitaplardan Çalınmış öğütler sunamam sana Sen benim kör düğümüm Gizlimde saklım benim Akıl infial hali, Hislerimi hiç sorma Belki yar diye seni bağrıma basamam ama; Yüreğine su serper de, içini soğutursa Emin ol ki, "Kimi sevsem sensin Bu günden sonra...! Devamı

BİLEMEDİM

2015-07-31 06:07:00

_____SON KİŞİYİM BEN.. Bu geminin son yoLcusuyum.... ____ AŞKIN İNSANDAN ALDIĞI SON İNTİKAMIM BEN... Can çekişen son nefesim en son ağlayan gözüm.... _____ KELİMELERİN YETMEDİĞİ SÖZÜM HER ŞEYİN BİTTİĞİ YERDEYİM.... İLeriye gitsen kayaLara kurban giderim... _____ GERİYE GİTSEM SANA KURBAN GİDERİM.... Yerimde dursam akLıma kurban giderim.... _____ ŞİMDİ SEN SÖYLE EN SON KEZ NE YAPMALIYIM... ?" Devamı

HADİ UNUT

2015-07-31 06:05:00

Tam unuttum derken bir şey olur. Bir şarkı çalar, biri o'nun gibi güler, Biri parfümünü sıkıp o'nun gibi kokar İnsanın tüm unuttuğu boşa gider!.. Devamı

CAM KIRIIKLARI

2015-07-31 06:01:00

cam kırıkları gibi sevmeler dokundukça acı veriyor.Bazen gidenler oluyor hayatımdan dur diyemiyorum bensiz sevdalarda işin yok senin yada gitme ben sensiz yapamam diyemiyorum...Onlar gidiyor ve ben kalıyorum gidenemi çok koyuyor kalana mı orasını bilemiyorum oysa ne anlamlar yüklüyoruz var olana sırtını dayadığın dağ mesala mesala aşk mesala ruhunun bedeninin sahibi olduğunu düşünüyorsun yemek yemeyi uyumayı sevişmeyi hayal ediyorsun birde gözlerine bakıp iyiki yaşamışımda seni bulmuşum demeyi ve sonra sinsi bir fırtına kopuyor sen beklerken o gitme hazırlığına kalkışıyor şaşırıp kalıyorsun diyemiyorsunki bu gidişin için sevmedim seni daha hiç bişey yaşamadık kal diyemiyorsun hazır değilim yokluğuna diyemiyorsun ve sen kalıyorsun zifiri karanlık sanki yaşadığım acının tarifi yok bazen diyorum ki hak ediyorsun ne işin var insanlarla hepsi aynı değil mi yemeyince kaçıyorlar Devamı

KAYBOLMAK

2015-07-31 05:59:00

Belkide, sadece bir tarih duvarda sinsice karalanmış bir cümle.! Ama ben sinsilik nedir bilmem mavidir hep sevgim gözlerimde iki sevgili sevişir,birinin sırtı hep dönüktür, biriyse hep sarar küçük elleriyle sarmalar akıtır sevgilerini. Kapanır gözlerim bir hayalin dalgasına girerken açılır büyür gözlerim deşifre ederim kendimi kırarım delice acıtırım canımı..sırtlamaz yürek ihaneti.. Çok yağmur yağdı bu kış delicesine boşaldı sular eski bir hikayenin külleri alevlenicek sanki, Bir sen var birde bir gözüküp bir kaybolan sensizlik. AVARE BİR BEDENİ TAŞIR RUHUM.. Susar sevgi boğulur beden sellerin bedeninde çürürüm. Son kez ağlar gözlerim. Kırılır kalem yazamam ama söylerim..  Hani sevgilim nerelerdesin.! Kaybolmuşluğun içinde kaybolmak istiyor ruh ,deliliğin en dibine vuruyor ama nafile ben hep böylemiydim...,böyleydim olgun görünen gözü kara bir serseri. Kızdığım zaman sanki fişekler patlıyor göğsümde kanım hızlı bir şelale.. gözlerim akıyor durmaksızın. Deliyim ama uslanmak isteyen bir deli. Gazoz kapaklarını özlüyor ellerim çocukluğumun içine karışıp sakinleşmeli bu gönlüm aşkı uslandırmalıyım. ... Devamı

UNUT VE UMUT

2015-07-31 05:56:00

Umutlarım karanlığın sisli gecelerinde kaybolup gitmiş... Parmaklarım tütün kokaracımasız,asi ruh,ihanet,merak,silah,unutmak,uzak,yollar,yürek bu yalnız saatlerimde... Gelseydin, kendimi unutup sana koşacaktım, susturacaktım içimdeki isyanı...  Asi ruhum bir yetim gibi kıvrılacaktı dizlerine. Dokunacaktım. Sarılacaktım. Ağlayacaktım.Yürek kavgalarımın orta yerinde bir güneş gibi doğup ısıtacaktım ellerini.. Ama sen gelmedin. Uzaktın... Seninle dinlediğim o anlamlı şarkıların, şimdi ayrılığın ardından çalan sensizlik senfonisi olduğunu düşünüyorum. Hayret ne çok şarkı varmış sevdiğim! uzak oluşun gösterdi bunu bana.  Ne kadar aciz olduğumu ispatladı o hüzünlü melodiler. Yokluğunda. Her notasında sen vardın o şarkıların..Aslında her yerde, her gördüğüm insanda,  gecemde, uykumda, gün ışığımda sen varsın. Güneşin doğuşu, batışı sensin.O deniz seni soruyor, o dalgalar, o liman.. .Dizlerine yaslandığım, başımı göğsüne koyduğum, ellerine dokunduğum nemli kayalar. Uzaklarda yanan belli belirsiz titrek ışıklar. Hani senin her seferinde “neresi” diye sorduğun. Nasıl beceriyorsun böyle her yerde olabilmeyi?  Bu bir marifetse eğer, bunu başarabiliyorsan niçin benim yanımda değilsin şu an? Gözyaşlarım asaletini yitiriyor ve yenik düşüyorum sevdana...  Uzaktın! Belki de hiç gelmemiştin. Ben, geldiğini zannettim. Ayak uyduramadım  yokluğuna. Dudaklarına düşlerindeki o sisi konduramadım. Sen yoktun, ben bittim... Kimi zaman bir çocuk oldum gülüşlerinde şımaran, kimi zamansa bir erkek dokunuşlarında kendini bulan. Ama! En çok da imkânsızım oldun.  Her bekleyişimde bir kez daha gönderdiğim oldun. İnanamadığım, yenemediğim,  üzerinden atlayamadığım korkularım oldun. Ağladığım, ... Devamı

ÖĞRENDİM

2015-07-31 05:40:00

İnsanları, Ne Kadar Düşünürsem Düşüneyim,  Beni O Kadar, Düşünmediklerini ÖĞRENDİM.  Her Ne Kadar Seversem ve Kal Dersem,  Ardına Bile Bakmadan, Gidebileceğini ÖĞRENDİM.  Dilin Karşısındaki Gözlere Söyleyemediği Sözleri, Parmaklarıyla Kolaylıkla, Yazabildiğini ÖĞRENDİM.  İyi İnsan Olmanın Hep İyi Sonuçlar, Getirmediğini ÖĞRENDİM.  Ve Kalbim Ne Kadar Kırılırmış Olursa Olsun.  Dünyanın Benim Acılarımdan Dolayı, Durmadığını ÖĞRENDİM. O yüzden; Artık insanları, tanımak için  Zaman kaybetmiyorum;  Nasıl olsa onlar zamanı gelince, Kendilerini tanıtıyorlar.Bu zamanda en değerli kabiliyet sanırım insanın kendini toparlma ve onarma yetisi.çünkü en yakının bile bilemez içinde nelerin parçalandığını yada kırıldığını en iyi sen bilirisin hangi tecrübeyi hangi acıya hangi yalanı hangi yaraya hangi ahı hangi sevdaya ve kimi nereye koyacağını...[değil mi ]... Devamı

GEL

2015-07-31 05:37:00

Çok uzun sürmez buraya gelmen Alt tarafı iki aktarma birkaç saatlik tren... Hem sıkılmazsın da cam kenarında oturursan Baktıkça uzaklara dalar gidersin farkında olmadan Belki de baş başa kalırsın birkaç anıyla eski günlerden... Diyorum ya sana, fazla sürmez buraya gelmen Birkaç adım sen, birkaç adım ben. Yine oturup konuşsak hep hayalini kurduğumuz o güzel şeylerden... Neden gittin ki sanki tek bir soru bile sormadan Sessizliğin bir ömür gibi sürerken, Bavulunu nasıl da toplamışsın kapadığım gözlerimi bile açamadan... Yahu kime diyorum ben, fazla sürmez buraya gelmen! Bu kadar naz yapmasan da artık farkına varsan Açsan şu gönlünü artık, şu fani inadını bir kırsan. Alt tarafı iki kalp, tek bir beden... Devamı

BAŞUCUMDA BİRİ VAR

2015-07-31 05:34:00

VE ÖLÜM BAŞ UCUMDA..İç cebimde gazeteye sarılı bir şarap gibi içimi ısıtan Bir o kadar utandığım günah ve mahrem sandığım ezgiler bıraktım avuçlarına şehrin... Bir pazardı hazirandı ben değil ama şehir çok ağladı Benim sevmeye yaban duygularım vardı senin evcilleştirdiğin Bir kaç sigara söndü çay bardaklarında Bir kaç yalanla karışık küfür yağdı dilime Sonra bir aşk söylendi en demlisinden bir ötekinin tadı kalmasın ağızda diye Bir pazardı hazirandı içim dışım kardı kıştı şehir fena ağladı düşler,haber,hayat,kefen,ölümHiç bir ninni kar etmiyordu İstanbul'un çocuk hıçkırıklarına Bir yerlerde özgürlük şarkıları söylenirken ben yine onca kalabalıkta sana dair ezgiler mırıldanıyordum Hiç bir eylem sana, hiç bir direniş susturamıyordu içimde sana dair susuz üşümelerimi Tadı kaçmıştı her şeyin yada vitamini kabuğunda kalmıştı yaralarımın Soydukça kanadı,o kanadıkça ben soydum Bir pazardı ben değilde şehir fena ağladı Sonra ince bir güneş yüzünü gösterdi Aşk bir bitimin başlangıcıdır diyerek Ve ben çözdüm şifresini gözlerinin,açıp kapısını aldım sevdamı başka bir gözde saklamak için....  Esmer tenine beyaz yakışır dedi ve kefen giydirdi... . SEBEBİ ...... Devamı

ÖLÜM NEDİR Kİ GÜLÜM

2015-07-31 05:32:00

ÖLMEYE DAİR, Sabahları keskin tütün kokusu ve kahve..Kahvem yaşadıklarım kadar el yakıcı ,can yakıcı. Üç duvar ve tek pencereli mezarlık seyirli penceremde ben;bütün oda yaşanmışlıklarımın uyarıcı gözleriyle dolu bakarken bana, şımarık bir göz kırpmasıyla cevap veriyorum onlara: Merak etmeyin sizi unutmadım der gibi..Arkası dönük bir sandalyede oturdum sevgili ölüler size. Arkamdam vurmayacak bir tek siz kaldınız ya,ne geçiyorki acep aklınızdan ? Çoğu zaman ben size üzülürken ,sizler benim yaşıyor olmama mı acıyorsunuz acaba? Ruhumu en ince delikli süzgeçlerden geçirdi ömür. En gergin bir kanaviçeyi tutuşturup elime ’’al bunu öğren ’’dedi sanki. Ve yanlış bedastan adresleri verildi elime, ilmek attığım çok yerde çok kanadı ellerim bu yüzden. Merak edecek bir şey bırakmadan gönderiyor yaşam beni sizin yanınıza. Belki de birlikte yatarken oralarda sohbet etme imkanımız varsa,ha bak o zaman haklısınız bana acımakta..! Ama ben ruhumdaki bütün göç yollarını hiç bir şeyle yüzleşmekten korkmadan geçtim. İçimdeki çocuğu vaktinde uyutup vaktinde kaldırmayı bildim. Tabiki giderek kadere razı olup, boyun büküp depresif zamanlarımı da örerek..Ölümü kabullenip yaşamak bilincinde açıldım mevsimlere aldırmadan. Gül mevsimi mayısmış banane? İnkarlarımı beslemek iyi geldi bana. Gerçekleri görebilmek ve sahicilikleri anlamak için bir çok değil iki yakınımın ölümü yetti anlamaya..Bir insanın kendisine zarar vereceği AŞK’A bile nasıl son verebileceğinin kendi elinde olduğu gücüyle artık,içimdeki çocuk uyanır,sek sek sesleri rahatsız edince uyuturum ve bilirimki sahicilik derin bir iç geçiriştir yüreğimde.... Devamı

SENİN YÜREĞİN

2015-07-31 05:29:00

Gözeneklerine ayrılmış seslerden, içi geçmiş yağmurlardan ve sırasını savmış sırların dölyatağından geliyorum ben. Öncemle sonram aslında hep kavgalıyken, annemin avucundaki kan hatırına yüzüme bakıyorlar. Sarı, yeşil ve kahverengi renkler bir bir ayrışıyor toprağın bedenime benzeyen yaratılışından. Zihnim sara hastası. Kabuğunu soyuyorum utanmaya niyeti olmayan kadınların etinin. Etimden bıktım. Ruhum gözlüklü bir fahişe. Cenin hâlim gibi su toplamak istiyorum biteviye. Su toplamak ve gücümün yettiğine aklım ermeden tekrar Kâl-u Bela’ma toplanmak istiyorum. Ben bana benzeyen hiçbir şeyi sevmeye niyetli değilim. Bu yüzden boşluklarımda acılarımı gezdiriyorum. Basit, son derece basit ve yüzeysel kirlenmeleri eklem yerlerimde taşıyorum. Kireçlenmiş romantizmime yağmur gibi sıradan ve bedava ağrılar buluyorum. Kederimi her andığımda cinnetten bir oda ayırtıyor ruhum kendine. Babam gündüz gözüyle uluorta ölmeyi bırakıp tutukluk yapmış tabanca gibi mezarını yatağında taşıyor. Bekâreti olmayan genç kızlardan, vatan haini sayılan hamam böceklerinin atalarından ve ülkemin çokça zafer naralı gece şafaklarından bahsetmiyorum ben. Size ırzına geçilmiş gülüşlerden, lağvedilmiş uykularınızdan, dinarın üstüne bina ettiğiniz din soysuzluğunuzdan ve Allah’ın kalbimize açtığı kapı olan vicdan dengesinden söz ediyorum. Aslında, gömlek sadece Yusuf olmak için yırtılmaz; bir de temizlenmek için yırtılır. Zina yaparken yakalanıyor ayıplar suçüstü. Şehrin meydanına kusuyor gökyüzü bizzat. Aynası çalınmış sarhoşlardan mürekkep bir ordu kuruyor zamanın prensesleri kendilerine. Bütün kayıtlarda ihmalden müntehir yazıyor aşk için. İçime kaçıyor cesedim: Ben bu d... Devamı

HERŞEYİ ÇÜRÜTÜR ZAMAN

2015-07-31 05:16:00

Kalplerimizin kuytu yerlerinde bize özel sığınaklar vardır; o sığınakların gündemleri, gündeliik hayatın vasat gündemlerle örtüşmez.Orada bazen buruk, ağlamaklı, bazen de kasırgalar gibi dolaşır durur düşlerimiz... Kalplerimizdeki düşleri, özlemleri üşüttüğümüzde, ateşi bilincimizi sarar ve o ateş, giderek içimizin sokaklarında bir kaos başlatıp iç barışımızı bozar. O zaman ya düşlerimizin iniltilerini teskin edip o ateşi düşürmemiz veya hep acıyan, acıtan o ateşle ve içimizin sokaklarındaki o tedirgin sorularla yaşamaya alışmamız gerekir. Çünkü düş oldukça peşi sıra insandır; çünkü en çok düşlerimizin bize hesap sormaya hakkı vardır.Sonra kalplerinizin kuytu yerlerindeki sığınaklarda kendimize telkin ve terapi seanslarıyla bekleriz… Bekleriz…İnsanı, aşkı, olmayı, onarılmayı ve zamanın açtığı yaraları yine zamanın sarmasını bekleriz. Düşlerimizin başucunda bir tüfek gibi dikilerek bekleriz. Küçük nehirlere, limanlara burun kıvırır, okyanuslara ait olduğumuza inanırız… Düşüp kaldığımız ya da itilip unutulduğumuzu sandığığımız derin, karanlık kuyularda sabırsızca beklerken, çoğu zaman küçük sevinçler, küçük yolculuklar hep bir kenarda durur, hep erteleriz.O kitabı sonra okuyacak, akşam yürüyüşlerine sonra çıkacağızdır; şu işimiz de bitsin, filancalar gelip gitsindir, her şeye daha sonra zaman olacaktır. Her şey, her şey yoluna girdiğinde yapılacak, söyleyeceklerimizi bile daha sonra söylenecektir… Derken zaman, yani o büyük ve gizemli güç, hayatın düşlerimizin gerisindeki kırıntılar olduğunu anlatır bize.Belki okyanuslara gider, kasırgalarla boğuşur, ama bir damlaya yenilip döneriz.Zamanın, h... Devamı

benim hikayem

2015-07-31 05:12:00
benim hikayem |  görsel 1

BENİM HİKAYEM PARAMPARÇA :Gitmek istemediğin şehirlerin gecelerinden geliyorum. Rüyalarında kuruyan nehirlerden geliyorum. Bir kaplumbağańın kalbiyle geliyorum.Kaplunbaganin kalbini sökersen o kalp bir saat atar. Bir dere elli sene sonra taşar.Bir telefon yüzyıl çalar ne öğrendik insan herkesi unutabilir. O zaman hayaletlere inan onlar hep dokunabilir. Matkapla göğsünün ortasına açılmış bir pencere düşün perdeyi aralayip kendi yarandan bakiyorsun bu ucube dünya ya ve eskisi gibi acımıyor asıl bu acıtıyor. Oysa önce parmak uçlarım öldü sonra kahve rengi sonra yeşil ve maviler hani maviler umuttu. İntiharlar kuşandım gene dilim de bir ezgi beni vur külümü al uzak diyarlara savur. Yaşamak gibi ölümü de seçebilmeli insan canlı zaten çıkamayacaktık. Sahi ölürken kaç katili olur insanın. Devamı

BİR HARF ÇARPINTISI YÜREĞİMDE

2015-07-31 01:50:00
BİR HARF ÇARPINTISI YÜREĞİMDE |  görsel 1

Her ağaç vaktinden önce kuruyup gider aslında. Her deniz kendi ufkunda yiter.. aşk,gayzer,kıyı,köşe,öfke,savaş,sirayet,zerre Kırılan ayna olmak için hep çok gençtir ümitler ve her gün daha geç bitmeyi hak eder… Gözbebeğime ilişen bu sızı neden mütevellit, orası muamma.. Umulmadık anlarda bir gölge oluveriyorum  akşamüstü alacasında,  rengi utancından kırmızıya çalmış fezada.  Ben biliyorum ki şiirler uzayıp giderse biter  ve üzerine titrendikçe güzelleşir manalı delilikler.. İki dudak arası mesafeyi on günde kateden bir üşengeç,  bir tembellik abidesi,bir vurgun simgesi… Yani ben,, yani biraz da sen. Biraz biz ve biraz daha sen… Her kuyu bir Yusuf için, biliyorum. Her Züleyha bir sınav için…  Ademle Havva’nın tohumundan vücuda gelenler için yasak elmalar. Her gece bir masal için ve her pervane ateş için… Ben o yüzden her gün satırlar dolusu kelime yoğuruyorum, kelimelerin oyuncağı oluyorum. Bir harf çarpıntısı yüreğimde,,, sen de havadan,  ben diyeyim aşktan.. Biraz hasret gelsin.  Yani ben,, biz yani. Ve en çok da sen! Salkım saçak rüyalar aman vermez ki zulmetimin selametine!!     Hep aynı duaya amin demeler külfetten kurtarmaz ki sızım sızım sızlayan benliğimi..!  Pürtelaş meftuniyetim perdeleyebilir belki gamlarımı… Yorgun değilim aslında. Hamuruma karışan iki damla gözyaşı, tek katre alev yüzünden oluyor her ne oluyorsa! Bundandır baharı hazan sanmalarım, samanlıkta iğne aramalarım… Hala merak ediyorum.  Meftuniyetim diyorum, hani şöyle e... Devamı