24 02 2015

İKİ SATIRLIK YAZI(maziden devam)

İKİ SATIRLIK YAZI(maziden devam) |  görsel 1

iki satır  bir kaç cümle kalmıştı maziye dair  bir kaç serzeniş,sitem, iki satıra ya sığar ya sığmaz onlar da kalmadı artık  herşey olduğu yerde kalsın, bir çizgi çektim ----------------------------------------------- dün ve bugün ----------------------------------------------- dün güle sevdalı bir yürek taşırdım dün en masum duygularım vardı çocuksu dün acıyı da sevmiştim,şapşallığımı da düne dair ne varsa bir çizgi çektim ----------- --------------------------------------------------------- bugün  ... Devamı

24 02 2015

ERTELENMİŞ HERŞEY

ERTELENMİŞ HERŞEY |  görsel 1

ertelenmiş sözler var dilimde. buruşmuş bir kâğıdın içinde duygularım. gecikilmiş bir aşk yazılı, köşeye atılan kâğıtta. hiçbir şey için geç değil belki. hattâ belki şimdi tam zamanı! bir de yürek sözden anlasa... her gün, bir sonraki güne ertelenir itiraflar. bir kaçış ki, insanı kendinden eder. kafalarda dönen sualler, satır satır işlenen duygular bir gün sonraya ertelenir her gün. bir yaprağın yere düşüşü gibi olabilsem; ağır ağır süzülsem, her şeyin farkında olarak. bir şelale gibi olsam; coşkunca düşsem arzularımın yüreğine. korkularımı erteleyebilsem bir anlığına. her gün koskoca bir hayat ertelenir oysa. sözlerin ucunda yüklüdür hayat. kendimin kendimle savaşı bu. kendimle ertelenmiş sözlerimin savaşı. korkularımızın esiri olmuşuz. ertelenmiş bir hayatla sırtımızda; ertelenmiş sevdalar, ertelenmiş dostluklar, ertelenmiş kendini buluşlar yaşarız. en çok da yüreğimizdeki parıltıları erteleriz. oysa sevmek daha kolay görünür korkmaktan. sevsek hesapsızca, âşık olsak, ertelemeden yüreğimizdekileri. kelimeler aksa billur bir su gibi. ertelemesek hayatımızı; belki oluverecek her şey. ama bir ümit ışığı yansa yürekte, ümidi erteleriz bu sefer; erteleriz bir sonraki güne. sonra ertelenmiş ümidin sırtına yüklenmiş korkularımız, ertelenmiş kelimelere saklanmış yüreklerimizle ertelenmiş bir varoluş yaşarız.... Devamı

20 02 2015

ARKASI YARIN YAZILAR-4 YAŞAMAK DEDİĞİN

ARKASI YARIN YAZILAR-4 YAŞAMAK DEDİĞİN |  görsel 1

Yaşamak nedir hadi anlatın kendinize. Cümlelerin ardına sığınarak ağlayın hayata. Seviyorum deyin, yarın nefret edin. Bugün yaşıyorum deyin, yarın yasamaktan bıktım deyin. Ne derseniz deyin ben de anlarım sizi. Kendimi anlamadığım kadar. Şiirlerde yazılarda kuralsızlığı yükleyin sırtınıza çıkın yollara bakalım. Hep ayrı bir yüzde ay ışığı, hep ayni yüzde ayrılığı tadacaksınız.   Yasadıkça bu korkunun içine sürüklenip acıyı ellerinden tutacaksınız. Mutlaka vardır bir yerlerde, herhangi bir cümle arkasında, alalade bir kelimenin kimsenin farkına bile varamadığı başlangıcında, ne varsa yalanlar üstüne kurulmuş bir hayalet gibi sizi peşinden sürüklüyor işte, olmayacağını bile bile onlarca yıl,... Devamı

20 02 2015

ARKASI YARIN YAZILAR-4 YAŞAMAK DEDİĞİN ŞEY

ARKASI YARIN YAZILAR-4 YAŞAMAK DEDİĞİN ŞEY |  görsel 1

Yaşamak nedir hadi anlatın kendinize. Cümlelerin ardına sığınarak ağlayın hayata. Seviyorum deyin, yarın nefret edin. Bugün yaşıyorum deyin, yarın yasamaktan bıktım deyin. Ne derseniz deyin ben de anlarım sizi. Kendimi anlamadığım kadar. Şiirlerde yazılarda kuralsızlığı yükleyin sırtınıza çıkın yollara bakalım. Hep ayrı bir yüzde ay ışığı, hep ayni yüzde ayrılığı tadacaksınız.   Yasadıkça bu korkunun içine sürüklenip acıyı ellerinden tutacaksınız. Mutlaka vardır bir yerlerde, herhangi bir cümle arkasında, alalade bir kelimenin kimsenin farkına bile varamadığı başlangıcında, ne varsa yalanlar üstüne kurulmuş bir hayalet gibi sizi peşinden sürüklüyor işte, olmayacağını bile bile onlarca yıl,... Devamı

20 02 2015

ARKASI YARIN YAZILAR-3 AŞK BENİ AZAT ET

ARKASI YARIN YAZILAR-3 AŞK BENİ AZAT ET |  görsel 1

Dalgaları asıp sığınacak bir liman bulduysan sana umut vardır, ayrılığı unutmaktan yana. Zaman ister bu. Sadece yaşabileceğine emin olmak istediğin masum bir zaman. İlerisini hayal etmek istediğin ve paylaşılmak kavramına kendini adapte edebildiğin bir zaman. Psiko dengelerin alt alta, üst üste sıralanıp  her yüzün kendisine ait olan odalarında uykusuzluktur ayrılık. Bana öyle gelir ve dengelerin yarısı baslar, ne gece ne sabah dinlemeden. Yüreğim acıya çoktan alışmıştır oysa. Alışkanlık zor dedirten ayrılığın son noktasındadır. Bakar durur gözlerinin içine ama sen anlayamazsın. Kimse anlamak zorunda değil beni diye düşünürüm bende çoğu zaman. Hem anlasa ne olur, anlamasa ne olur. Okusa da okumasa da unutulur gider insanin içinde o kendisini kabul ettirmek isteyen zamanın kabul edilemez dürtüsü. Bağırırsın ya belki duyan olur. Duysa ne olur onu da bana söyle. Kaç karış büyürsün bu hayata? Kaç karış mezarın olur?  Her şey gözlerimin önünde iste. Duvarların yalnızlığı, ışıkların anlamsızlığı, karamsarlığın yüreğine saplanan bir bıçak gibi  yalpalayıp duruyorum kendi cümlelerimin içinde. Bu kadar karamsar olma demek, hayat devam ediyor diyebilmek yarına sen de kimsin demekten başka bir şey değildir oysa. Anlayan varsa cümlelerin başına geçsin. Ayrıldım demek zor ve bir o kadar ayrılıyorum, bitiriyorum demek.... Devamı

20 02 2015

AZAD ETTİM AŞKI

AZAD ETTİM AŞKI |  görsel 1

Artık ben de sıkıldım güçlü görünmekten,    İçim düğüm düğümken başka düğümleri çözmekten...    Herkese yetişmekten ama hep kendime geç kalmaktan...    Eskiden olsa bir şekilde yakasından tutardım hayatın,    Ama şimdi tutunduğum her hayat elimde kalıyor...    Ya benim gücüm tükenmiş,   ya da hayatın karşıma çıkardığı yürekler çok acımasız...    Haketmeyenler en konforlu kalplerde sefalarını sürerken,    Nedense ben hep iyi halden tahliye ediliyorum yüreklerden... Devamı

20 02 2015

ARKASI YARIN YAZILAR-2 (DAĞINIK YATAKK)

ARKASI YARIN YAZILAR-2 (DAĞINIK YATAKK) |  görsel 1

Yemeği yer yemez kalkan misafir gibi, seviştikten sonra terk ederek biraz ayıp etmiş olabilirim.  Üzgünüm ama senden ümidimi kestim. Üstelik hiç laf edemezsin çünkü çok direndim.       Sevmeyi öğrenmeyi beklemekten, sevgini belli etmeni beklemekten, bu ilişkiye beklentiler yüklemekten, hep aynı yerde sayarak yürüyoruz zannetmekten ve senden vazgeçtim ve gittim! Özür dilerim…. Devamı

20 02 2015

ARKASI YARIN YAZILAR-1 (DAĞINIK YATAK)

ARKASI YARIN YAZILAR-1 (DAĞINIK YATAK) |  görsel 1

Sen uyuyordun, uzun süre seyrettim. Gözlerini, kirpiklerini, burnunu, çeneni, ellerini, kollarını, her nefes alışında bedeninin nasıl inip kalktığını izledim. Hani bir kelimeyi arka arkaya söylediğinde  anlamını kaybeder ya içinde; işte öyle, sana baktıkça anlamını yitirdin içimde… Ayağa kalktım, üstümü giyindim, seviştiğimiz yatağı düzelttim, çarşafları kirliye atıp yenilerini serdim. Makineye kahveyi koydum, üstüne “düğmeye basarsan beş dakika sonra hazır olacak” diye not yazıp bıraktım. Eşyalarımı topladım, anahtarlarını masanın üstüne bıraktım. Çekip kapıyı çıktım.... Devamı

20 02 2015

ARKASI YARIN YAZILAR

ARKASI YARIN YAZILAR |  görsel 1

  ARKASI YARIN YAZILAR Kenarı çatlaşmış bir bardağa su koymak gibi,  boşa akıp gittiğini görerek sevgimin  yaşamaya katlanamayacağımı fark edince, vazgeçtim senden… Üstüne kurduğum hayallerimi, beklentilerimi, umutlarımı ve sevgimi toplayıp koydum bavula. Hızlıca çekip kapıyı çıktım gönül evinden.       Uzun uzun düşündüm ama merak etme! Doluya koydum, boşa koydum, nereye koyduysam ağır geldi yüreğim. Vardır elbet bu yüreği taşıyacak bir yiğit dedim  ve vazgeçtim senden…     Kalsaydım, sevseydim, direnseydim ki; yapabilirdim, incinirdik. Kırılmayalım, üzülmeyelim diye gittim. Gittim çünkü gün gelip yolda karşılaştığımızda iki sohbet edecek yüzümüz kalsın istedim.  Hakaret etmeden henüz, küfür etmeden, beddua etmemişken birbirimize,  fırtına çıkmamışken, yol yakınken dönelim istedim. Yol da pek yakın sayılmazdı ama neyse!       Senden vazgeçtim çünkü sana öğretemediklerimden sorumlu tuttum kendimi. Özveriyi, emeği, sevmeyi, düşünmeyi öğretemediğim için suçladım yüreğimi! Sonra düşündüm ve dedim ki: Hamurunda yoksa öğrenmek, sen ister aşk vaat et, ister cennet! ... Devamı

18 02 2015

YARIN YOK

''''Sakın bir şey bırakma yarına , yarın yok ki....   Öyle çabuk geçiyor ki günler,,   Hele sen de bir bak hayatına.    Daha dün doğmuşuz san...ki ,   Yeni okula başlamışız ,   Yeni sevmişiz ...   Öyle çabuk geçiyor ki günler,   Hele sen de bir bak hayatına ,   Yarın bitecek sanki her şey .   Yarın ölecek gibiyiz.   Daha doymamışız yaşamasına,   Günlerimiz dün bir, bugün iki .   Sakın bir şey bırakma yarına .   Yarın yok ki.... Devamı

01 02 2015

yakmayacaktın

yaktın gündüz vakti gece düşlerimi...   binlerce yıldızımı bir güneşe teslim ettin...   prangalar vurdun adın yazılı ayışığıma...   yapmayacaktın... karartmayacaktın güneşinle gecemi...   bölmeyecektin kırpmadan seyrettiğim rüyayı beni sevecektin...   ya da; tattırmayacaktın gözlerinin karasını..   adına şiirler yazdırmayacaktın... ... Devamı

19 01 2015

DERT AĞACIM

  Birçoğumuz iş dönüşü dertlerimizi eve taşıyoruz. Üzerimizdeki bu stresi bir şekilde evde yaşayanlara yansıttığımız da üzülüyoruz. Tamda bu noktada bize ufakta olsa ışık tutacak bir hikayeciği paylaşmak istiyorum. Dert Ağacı Eski çiftlik evimizi restore etmek için tuttuğum marangoz, işteki ilk gününü zorlukla tamamlamıştı. Arabasının patlayan lastiği onun işe bir saat geç gelmesine neden olmuş, elektrikli testeresi iflas etmiş ve şimdi de eski püskü pikabı çalışmayı reddetmişti. Onu evine götürürken yanımda adeta bir taş gibi oturuyordu. Evine ulaştığımızda beni, ailesiyle tanışmam için davet etti. Eve doğru yürürken küçük bir ağacın önünde kısa bir süre durdu, dalların uçlarına her iki eliyle dokundu. Kapı açıldığında; adam şaşırtıcı bir şekilde değişti. Yanık yüzü tebessümle kaplandı, iki küçük çocuğunu kucakladı ve eşine kocaman bir öpücük verdi. Daha sonra beni arabaya yolcu etmeye geldiğinde; ağacın yanından geçerken merakım daha da arttı ve ona eve giderken gördüğüm olayı sordum. “O, benim dert ağacım,” dedi. “Elimde olmadan işimde bazı sorunlar çıkıyor, ama şundan eminim ki o sorunlar, evime, eşime ve çocuklarıma ait değil. Bunun için bu sorunları her akşam eve girerken o ağaca asıyorum. Sabahları tekrar onları oradan alıyorum. Ama ilginç olan ne biliyor musunuz?  Ertesi sabah onları almaya gittiğimde, astığım kadar çok olmadıklarını görüyorum…” Hikayedeki kahraman bir şekil de kendi çözümü iç... Devamı

19 01 2015

BAZEN DE

Herkez oLuyorum Bazen... Yine FaLa ALıştım, Akşam İş Çıkışı Bir FaLcı Var Biraz Kahve Biraz Bahane Uğruyorum İşte Tadına Doyum oLmuyor Muhabbetin HavaLar Isınmak Üzere, Üşüdüğümü BiLiyorum Hava Karardığında Yanıma ALdığım, FazLalıkdan Montum Var Yanı Başımda Yine DuyguLara Kapanmış, Yine Bir RoL'ü ÜstLenmişim Çok Oyuncu Var Bir Birini Geçmek İsteyen Utanmasa Üstüne Basıp Ezicek Neredeyse Kendini Yaşarmış İnsan, Sadece Kendine Aitmiş Birinin Yere Düştüğünde Canı Acırdı Sadece Ondakı Acıyı Hissetmezki Kimse Yine Siyah'a Bürünmüş KaranLıkLa Aynı Rengi ALmışım Sanki Kimse Görmicek Beni Üstüme Düşeni Yerine Getiriyorum Sadece Birinin Üstünü Örtmicek Kadar Aciz Kendi Montunu Vermicek Kadar, BenciLiz Bazen Yine ELimde Kendime Kızarak İçtiğim Şişe Ne Mum Yanıyor, Nede Sokağı AydınLatan Işık Yeterince AydınLık ALLAH'a Emanet Gidiyorum Yayan. Herzaman DeğiL Azıtıyorum Bazen Acımı Sorma Sakın, AnLıyacağını Sanmıyorum YuvarLanıp Gidiyorum İşte.... Devamı

19 01 2015

BEN OLMAYI SEVİYORUM

Her durumda insan,erkek,adam olabilme halimi öyle seviyorum ki! Ezelden beri böyleyim. Aşk acısından geberirken bile; garip ama gerçek, mutluluktan da havalarda uçabilmeyi seviyorum mesela. Ormanların içinde, çamurların içine batarak koşmaya giderken de,oltalar misinalar,yemler elimde balığa giderken de,rayban gözlüğümü ve parfümü sıkmayı seviyorum mesela, evet. O çamur deryası içinde orman çocuğu olmayı; ama ertesi gün sanki hiçbir şey olmamış gibi en erkek halimle en karizmatik halimle  bilmem nerede bir kokteyle,cafeye,sinemaya,arkadaş toplantılarına,okey masalarına,ya da batak oynamaya gitmeyi seviyorum. Çocuklarımın babası, Sevdiğimin aşkı, Annemin çocuğu, Kardeşimin ablası, Kendimin ta kendisi olmayı seviyorum.    ... Devamı

16 01 2015

umutlarım hariç herşey senin olsun

umutlarım hariç herşey senin olsun |  görsel 1

umutsuzluk  onu kaldıramıyorum işte, tabi ki senden yana değil sadece,umudum varsa nefes alıyorum,hayalim ve umudum hiçbir zaman kaybetmediğim,yitimediğim duygularım,umudum da sendin,hayalim de yağmur duasına giderken yanına şemsiye alan çocuğun umudu ve inanmışlığı var bende sen sel olup,kumu bırakırken ben kaf dağındaki ankanın tüylerini yolmaktaydım seviyor,sevmiyor sevmesini istedim,o sadece sevsin yeter,ister kum ol,ister çakıl, umudum bundan 7-8 sene önce farklıydı  hayalim bulut tarlalarında uçaklarla  yarışmak gibiydi imkansızdı belki ama umudum da vardı olacağına inancım da  dualarım vardı şafak attırmadan uyutmayan  dualarım vardı bir nefeste onu,gözlerini,sesini,gülüşünü, dualarım vardı gözlerime bakarak:-SENİ SEVİYORUM demesini  hatta hiç aklıma getirmediğim,ne yüreğimin,ne de aklımın zerresinde olmayan  dua mü'minin silahıymış,dua sevenin vuslatıymış,kavuştu hamdolsun sen kum çakılla oyna,hayata akıl,mantık penceresinden bak , duygularını al aşağı et,kalblere gülerek bak,ama ağlaman ağır olur umut mu var elbet ankanın yolunacak daha çok tüyü var  umudum sesi,gülüşü,nefesi bunların hiçbiri değil kum olsun çakıl olsun ,ne olursa olsun  umudum ,hayalim ve duam ........................................... kulağına bir ses çalınır,sanırsın ki gaibten sesler duyuyorum yüreğine bir ateş,bir nabız,bir can düşer inan nefessiz kalırsın  umutalrım,hayallerim ve ...............benim olsun geri kalan ne varsa vallahi hepsi senin olsun       ... Devamı

11 01 2015

UNUTMA

UNUTMA |  görsel 1

Gözyaşlarım asaletini yitiriyor ve yenik düşüyorum sevdana... Uzaktın! Belki de hiç gelmemiştin. Ben, geldiğini zannettim. Ayak uyduramadım yokluğuna. Dudaklarına düşlerindeki o sisi konduramadım.  Sen yoktun, ben bittim...   Kimi zaman bir çocuk oldum gülüşlerinde şımaran, kimi zamansa bir erkek dokunuşlarında kendini bulan. Ama! En çok da imkânsızım oldun. Her bekleyişimde bir kez daha gönderdiğim oldun. İnanamadığım, yenemediğim, üzerinden atlayamadığım korkularım oldun. Ağladığım, bağırdığım ya da sustuğum isyanım oldun. Sessizce boşalan gözyaşlarım, birikmişliğim oldun. Yüreğindeki aşk ben olmak isterken yüreğine sığınan ve tozlanacak olanbir sevda oldum... Her şeyin olmak isterken. Belki de hiçbir şeyin oldum. Söylesene ben gerçekten senin neyin oldum? ...   Sesin hep uzakları çağırıyordu, ben üstüme alındım, sana geldim. Bilseydim, bana ait olmayan bir seslenişi böylesi sahiplenir miydim?   Simdi birkaç bin asırlık aşk kaldı avuçlarımda. Sadece bir kaç gün yaşanan. Kalbime henüz söyleyemedim uzak oluşunu. Öğrenirse acı çekmesinden korkuyorum... Seni halen benimle biliyor. Uzaktın! Sevdamın yokluğuna alışabilirim belki ama sesinin uzak yolların sonunda olması acıtıyor içimi.  Çocuksu düşlerin en büyük silahındı. Onunla vurdun beni. Ama en acısı çocuk, unutulmak.   Söylesene unutulmak kime yakışıyor? Ya da acımasızca unutmak.   Merak etme, üstüne giydirmedim bu duyguyu, unutulmayan olmak sende daha güzel duruyor... Görüyorsun iste ihanet etmiyorum.. Benim kırgınlığım sana değil, aşka... Devamı

26 12 2014

ANTİTEZ EMPATİ

Uyudu uyandı Güllere boyandı derdi annem, Evvel zaman içinde: Babam babamsızlığımı yüklenip gitmeden önce… Kafiyemi bulamıyorum. Bağışla sevgilim, dikiş tutturamıyorum gözlerine: Bir ayrılıkla yırtılmış olmalıyım. İnsansız hava araçlarını taşıyor şimdi gökyüzü. Mavi biraz daha mı çoğalmış ne? Bir iğne verin bana, söküğü dikilmeyen elbiseme masumiyetten damlayan gözyaşlarını ilikleyeyim. İçime kapanan tiradın ancak önsözünden başlayabildim yaşamaya. Kelimelerim bitmek üzereyken cenazemden bir hayat uydurdum. Bu yüzden her şeyim yarım yamalak. Durun. Şimdi (parantez) dışıma düştüm. Kim gelip baksa yüzüme, kırıklarımdan ayna yapar güzelliğine. Ölüyorum; bir yaşamı sürdürmeye yetecek kadar inançlı değil üç noktalarım. Huzur içinde yatabilirim şimdi yağmurun nabzına. Beni bilinçaltınızda çürümeye terk etmeden önce son kez hatırlayın. Bana antitezler üretmek için ruhunuzdan bir dudak payı boşluk ayırın. Zaman benden sonra: Ben uyandım. Annem gül kokuyor. Babam hâlâ babasızlığımdan ibaret ........ Devamı

26 12 2014

DURUN ŞİZOFRENİ GELİYOR

Durun. Şimdi (parantez) içimi yazıyorum.  Boşluklarımdan ağ atıyor örümcekler bana. Yüzümde cennet olmaya özenen nice gülümsenin arasından bakıyorum. Onca sevişmeden sonra tenimin yozlaşmasına mola versem kim inanır şiir sancısı çekerek kırıldığıma? Kötürümlükten türetilmiş yalanlarda,  harekesiz harfler ve tecvitsiz öyküler doğurmayı nasıl başarıyor ağzım bilemiyorum.  İçimde bir diş ağrısı insan; çektirsem kanayacak, çektirmesem çürüyecek.   dudaklarımda seğiren utanmalarım gözünden karaydı sevgilim. Oysa ben acılarımdan emilmeyi isterken hafızamın çengeline takıldım. Tanrım, Havva’nın elmadan aldığı ısırık masalların sonunda boğazıma duruyor. Doğaçlama düştüğüm sanrılardan yalnız deliliğimi kaçırabiliyorum.  Yangın sona kalıyor. Olsun diyorum, dakikalardan seyrek adımlarla uzaklaşsa da zaman, saklanacak köşelerinden yırtılsın şizofrenim. Toplu intizar denemelerinden sonra hep ayrılık taşıyorum hayatın koynuna.... Devamı

26 12 2014

HAİN GECELER

Bekâreti olmayan genç kızlardan, vatan haini sayılan hamam böceklerinin atalarından  ve ülkemin çokça zafer naralı gece şafaklarından bahsetmiyorum ben. Size ırzına geçilmiş gülüşlerden, lağvedilmiş uykularınızdan, dinarın üstüne bina ettiğiniz din soysuzluğunuzdan ve Allah’ın kalbimize açtığı kapı olan vicdan dengesinden söz ediyorum.  Aslında, gömlek sadece Yusuf olmak için yırtılmaz; bir de temizlenmek için yırtılır. Devamı

26 12 2014

BASİT BİR CİNNET VAKASI

Basit, son derece basit ve yüzeysel kirlenmeleri eklem yerlerimde taşıyorum.  Kireçlenmiş romantizmime yağmur gibi sıradan ve bedava ağrılar buluyorum. Kederimi her andığımda cinnetten bir oda ayırtıyor ruhum kendine.  Sevdam,aşkım gündüz gözüyle ulu orta ölmeyi bırakıp Tutukluk  yapmış tabanca gibi mezarını yatağında taşıyor. Devamı

26 12 2014

BANA BENZEMEYEN NE VARSA

Ben bana benzeyen hiçbir şeyi sevmeye niyetli değilim. Bu yüzden boşluklarımda acılarımı gezdiriyorum. Devamı

26 12 2014

GALU BELA

Gözeneklerine ayrılmış seslerden,  içi geçmiş yağmurlardan ve sırasını savmış sırların dölyatağından geliyorum ben.  Öncemle sonram aslında hep kavgalıyken, annemin avucundaki kan hatırına yüzüme bakıyorlar.  Sarı, yeşil ve kahverengi renkler bir bir ayrışıyor toprağın bedenime benzeyen yaratılışından.  Zihnim sara hastası.  Cenin hâlim gibi su toplamak istiyorum biteviye. Su toplamak ve gücümün yettiğine aklım ermeden tekrar Kâl-u Bela’ma toplanmak istiyorum. Devamı

26 12 2014

UNUTMA

Gözyaşlarım asaletini yitiriyor ve yenik düşüyorum sevdana... Uzaktın! Belki de hiç gelmemiştin. Ben, geldiğini zannettim. Ayak uyduramadım yokluğuna. Dudaklarına düşlerindeki o sisi konduramadım.  Sen yoktun, ben bittim...   Kimi zaman bir çocuk oldum gülüşlerinde şımaran, kimi zamansa bir erkek dokunuşlarında kendini bulan. Ama! En çok da imkânsızım oldun. Her bekleyişimde bir kez daha gönderdiğim oldun. İnanamadığım, yenemediğim, üzerinden atlayamadığım korkularım oldun. Ağladığım, bağırdığım ya da sustuğum isyanım oldun. Sessizce boşalan gözyaşlarım, birikmişliğim oldun. Yüreğindeki aşk ben olmak isterken yüreğine sığınan ve tozlanacak olanbir sevda oldum... Her şeyin olmak isterken. Belki de hiçbir şeyin oldum. Söylesene ben gerçekten senin neyin oldum? ...   Sesin hep uzakları çağırıyordu, ben üstüme alındım, sana geldim. Bilseydim, bana ait olmayan bir seslenişi böylesi sahiplenir miydim?   Simdi birkaç bin asırlık aşk kaldı avuçlarımda. Sadece bir kaç gün yaşanan. Kalbime henüz söyleyemedim uzak oluşunu. Öğrenirse acı çekmesinden korkuyorum... Seni halen benimle biliyor. Uzaktın! Sevdamın yokluğuna alışabilirim belki ama sesinin uzak yolların sonunda olması acıtıyor içimi.  Çocuksu düşlerin en büyük silahındı. Onunla vurdun beni. Ama en acısı çocuk, unutulmak.   Söylesene unutulmak kime yakışıyor? Ya da acımasızca unutmak.   Merak etme, üstüne giydirmedim bu duyguyu, unutulmayan olmak sende daha güzel duruyor... Görüyorsun iste ihanet etmiyorum.. Benim kırgınlığ... Devamı

26 12 2014

HİÇ

Hiç; Bir insani unutmak, bir insandan vazgeçmek,  bir insani hayatindan sonsuza kadar çikartmak zorunda kaldin mi hiç? Hani ölmüs gibi, hani uzatsan da elini tutamayacagini bilmek gibi, her an kapindan içeri gülümseyerek girecegini bekleyip  ama aslinda hiç gelemeyecegini de bilmen gibi. Ne zor sey degil mi ölmedigini bilmek , ama ölmüs gibi ulasilmaz olmasi artik o insanin sana, ne kadar katlanilmaz bir gerçek degil mi sen hala bu kadar sevgili iken? Özlemek, bu kadar özlemek, etini kemigini yakarcasina özlemek... çok kötü degil mi? Bu kadar özleyip onu görememek, ona dokunamamak, onu isitememek , artik sonunun "Pi" hali degil mi? Biliyorsun degil mi? Ne kadar umutsuz bir arayistir o, kalabalik caddede geçen binlerce yüze bakmak belki bir kez daha görebilmek için o yüzü, belki biraz önce geçti bu kaldirimdan diye düsünmek, belki su an arkamda yürüyen insanlarin içinde biryerde demek, belki su an üzerimdedir gözleri diye paranoyalar yasamak ne zordur degil mi? Ne kadar eritir insani farketmeden. Sende biliyorsun degil mi bunlari.? Bir sinema koltugunda sende iki kisi gibi oturdun mu hiç? Hiç iki kisi gibi zevk aldin mi bir konserden yalniz basina. Güzel bir kafe kesfettiginde, güzel bir film seyrettiginde, güzel bir sarki dinlediginde güzellikleri oraninda eksik kaldiklarini hissettin mi paylasamadigin için onunla. Bir barin kalabaliginda hiç yarim vücudunla sallandin mi ortada? Hiç iki kisilik beyninle yarim insan olabildin mi? Baktiginda aynana sadece yüzünün bir yarisini gördügün oldu mu hiç? Sana hayatindaki en büyük yoksun... Devamı

11 12 2014

SİMURG ANKA-2

HAYAL KURMUYORUM ARTIK ŞİMDİYE KADAR KURDUĞUM HAYALLLER YETER DE ARTAR AHİR ÖMRÜMDE beklediğim,olmasını istediğim birşey de yok artık çok kızdım bazı zamanlar ona ama aslında bana böyle bir aşkı yaşattığı için ona minnettarım, peh görmeseydim aşık olmazdım ya,İYİ Kİ AŞIK OLMUŞUM  iyi ki sevmişim  başkasını bilmem ama ben bu aşkın acısını da,mutululğunu da,neşesini de ızdırabını da çok sevdim hiç bir zaman sıkıntılarımdan şikayet etmedim,akisne mutluydum acı çekerken,delimiyim neyim :) hiç sevmedim dedi geçenlerde biri,hiç aşık olmadım,nasıl yani ... anlattı hiç sevmemiş,aşık olmamış,işin garibi ne biliyor musunuz, tatmadığı bir duygu için aptallık,saflık,vsvs diyebilmesi.. insanlar bilmediğinin,tanımadığının düşmanı olurmuş ya işte ben öylesini gördüm. ben mantığımla hareket ederim,kararlarımı öyle alırım vır vır anlattı bişeyler, daha önce de biri mantık dedi durdu iyi biliyorum o modelleri, mantık bir zaman sonra çöpte yer arıyor kendine yerine göre elbet mantık,elbet akıl ama bazı şeyler tek akıl veya mantıkla olmuyor. anka kuşunun hikayesini anlatıyordum sahi  biz böyleyiz işte yanar yanar sonra küllerimizden tekrar can buluruz sahi ankayı gören var mı ? ben aynada gördüm geçenlerde :) I WILL LOVE YOU FOR EVER POÇENTO ŞİVA Devamı