Live Traffic Stats HAYATI OKUMAK

SUSTUM Kİ .......

2014-04-19 04:12:00

    Susarız… Konuşulan konuyu boş, basit ve anlamsız buluyoruzdur, konuşmayı da gereksiz ve anlamsız buluruz… Susarız… Konuşulanlar öyle abes ve mantık dışıdır ki sadece hayretle dinler ve sessiz bir tepkiyle belli ederiz duruşumuzu… Susarız… Sessiz bir onaydır susuşumuz…Biraz utangaçlık belki ama içten bir katılıştır söylenenlere… Susarız… Sessiz bir bekleyiş olur susmak…Ya kendimizin yada karşımızdakinin ortak değerleri yeniden gözden geçirmesine tanınmış bir fırsattır sessizliğimiz…Yada birinin bizi fark etmesi, doğru algılayabilmesi için tanınmış bir süre… Susan için endişe ve olasılık hesapları arasındaki gel git lerle biraz da huzursuz bir bekleyiştir susmak… Susarız… Dile getirilmeyen bir öfkedir bazen suskunluğumuz… Öylesine yaralanmışızdır ki yaralamak isteriz, yüreğini acıtmak ve kanatmak…Ve biliriz ki hiçbir söz acıtamaz, yaralayamaz ve kanatamaz kimseyi bir suskunluk kadar…Ve susmak en acımasız, öldürücü silahtır bazen… Susarız… Hassas ve kırılgan bir tepkidir…Küçücük bir hatırlatmadır belki…Fark edilmesi ve onarılması incelik ister…Ya yeniden bir kazanıştır yada aleyhte bir delil olarak kalır karşımızdaki için… Susarız… Bir ilişkide negatiflerin gözümüze batmaya başladığı, karşımızdakine ait aleyhte deliller dosyasının kabarmaya başladığı ve hatta dosyayı masanızdan kaldırmaya gerek duymaz olduğunuz bir noktadasınızdır…Bir duruş, bir soluklanmadır susmak…Ortak geçmişin değerlendirilmesi ve geleceğin muhasebesidir…Durup yeniden, şimdi bulunduğunuz noktadan bir daha bakmak istersiniz yaşananlara ve eldekilerle geleceğe gitmenin ne kadar mümkün olduğuna…Bir i&... Devamı

AH BU ŞARKILARIN ......

2014-04-08 16:37:00

Devamı

2014-04-08 15:44:00

HERŞEY CANLANIR YA BİRBİR HAYAL GİBİ,RÜYA GİBİ İŞTE HANİ ANKA KÜLLERİNDEN DOĞARMIŞ YA YENİDEN  BÜTÜN DUYGULARIM FİLİZLENDİ, HEPSİ SENDEN YANA, HEPSİ YAŞADIĞIM  Devamı

SON BAKIŞ

2014-04-08 15:42:00

yılların sabrını yaşatmıştım yüreğime mükafatı istanbul oldu şimdi hayatın sabrını yaşatıyorum gözlerime  mükafatım son bakış olsun  Devamı

saat kulesi

2014-04-08 15:37:00

ya ordaki saat kulesinin altında ya da burdaki  tercih senin  Devamı

2014-04-08 15:36:00

ne alaaddinin sihirli lambası, ne de zümrüd-ü ankanın kanadı hiç biri  senin gözbebeklerindeki ışılltı kadar mutlu edemez Devamı

özledim

2014-04-08 15:28:00

Seyahatte cam kenarı sanki yalnızların yeridir. Çünkü aslında orası, başını koyacak omuz bulamayanlar içindir.."   sana gelen yollarda cam kenarında oturmayı özledim  istanbul seni çok özledim :) Devamı

SEVİNCE

2014-04-05 04:31:00

Bazen öyle bir ilişkiye tutulursunuz ki, ne sevebilir, ne terk edebilirsiniz. Kör kütük bağlanmışsınızdır aslında... En güzel yıllarınızın, acı tatlı hatıralarınızın ortağıdır; iç çekişlerinizin sebebi, yazılarınızın ilhamı, sohbetlerinizin konusudur. Göz yaşlarınızda, bilinçaltınızda, kahkahanızdır. Korkunca saklandığınız bir sığınak, coşunca öptüğünüz bir bayrak... Sevdanız riyasız, çıkarsız, karşılıksızdır. Sınırsız ve nihayetsiz; "Ölmek var, dönmek yok"tur. Lakin gün gelir anlarsınız içten içe bir şeyin kanadığını...   Bir zamanlar bir gülücüğüyle alacakaranlığı ışıtan o rüya, bir kabusa dönüşür birden...    Kapatır gönlünün kapılarını, yasaklar kendini size... Hoyrattır, bakmaz yüzünüze... Mühürler dudaklarınızı, yırtar atar yazdıklarınızı, siler sizi defterden...  Sebebini arar arar durursunuz ki, aslında çok basittir.    Aşkınızda eksik olan cesaretinizdir. Hangi gül dayanabilir, susmuş bülbüle. Kırmızı rengini almaz mı öten bülbülden.    Ayrılırsanız yaşayamayacağınızı bilirsiniz, lakin böyle de sevemezsiniz. İhanetten kırılmıştır kaleminiz; severek, terk edersiniz... "Madem öyle"nin çağı başlar ondan sonra... Madem ki siz böylesine tutkunken, o kapatmıştır gönlünün kapılarını. Madem ki sevdiğinizi bilse de yetmemiştir duymak istemiştir... Kıymetinizi bilmemiştir,  o halde günah sizden gitmiştir. Lanet ederek bu karşılıksız aşka, çekip gitmeleri denersiniz. Aşkın göçmenlik çağı başlar böylece... Daha özgür ola... Devamı

VAZGEÇMEYİ BİLMEK

2014-04-05 04:23:00

Ne hesabını veremeyeceğim bir günüm oldu ne de vicdanımı lekeleyen bir geçmişim... Ne hissettiysem onu söyledim , onu yaşadım. Yaşadığım bir tek andan bile pişmanlık duymadım. Asla keşkelerim olmadı. Hiçbir zaman kendimle vicdan mahkemesi yapmak zorunda kalmadım. Karşıma bazen gerçek yüzler, bazen sahteler çıktı ama olsun ben yine sadece hislerimle yaşadım. Asla sevmediğim birine seni seviyorum demedim , ya da asla birini severken karşılığını beklemedim. Dostluğuma değer biçmedim, sevgime ise hiçbir zaman sınır çizmedim. Sevdiysem sonuna kadar gittim, bitirdiysem öldürse de hasreti geriye dönmedim. Bazen çok kırıldım, bazen belki de kırdım ama hata insana mahsustur dedim. Affettim , af diledim. Kimileri birden fazla kırdılar kalbimi ama ben onları yinede affettim. Onlar belki beni saflıkla yargıladılar. Belki de içten içe güldüler ama asıl unuttukları şuydu: Ben aldanmadım. Aldanan her zaman kendileri oldular ama bunu anlayamadılar. Bir insan kaybının ne olduğu bilemedikleri için... Kaybetmek onlar için bir alışkanlık haline geldiği için... OYSA BEN HİÇ İNSAN KAYBETMEDİM. SADECE ZAMANI GELDİĞİNDE VAZGEÇMEYİ BİLDİM O KADAR. evet vaz geçtim vazgeçmeseydim ne olacağını tahmin bile edemezdin KİNİMDEN,NEFRETİMDEN HERŞEYDEN VAZGEÇTİM  ... Devamı

HAŞHAŞİLERİN BUGÜNÜ

2014-03-27 23:59:00

Haşhaşîlerin bugünü         Haşhaşîlerin lideri Hasan Sabbah, İran’ın kuzeyindeki müstahkem Alamut kalesinde dünyayı korkuya salan planlarını yapıyor; kendisiyle kimse baş edemiyordu. Böylece Haşhaşîler, fesad ve cinayetlerine devam edip; suikastlerini Musul ve Diyarbekir’e kadar uzandırdılar. Kimse, elbisesinin içine zırh giymeden dışarı çıkamaz oldu. Güvercinlerle haberleşme tekniğini çok iyi kullanan Hasan Sabbah, Haçlılarla da irtibata geçerek Sünnîlere karşı onları destekledi. Selçuklu devletini zayıflatan ve Türk-İslâm birliğini tehdit eden en büyük fitne oldu. Tarihçiler, o devri, felâket yılları olarak adlandırır. Dinsizin hakkından…   Hasan Sabbah, pek zeki, kabiliyetli, teşkilatçı, matematikten büyüye kadar çok ilme vâkıftı. Âdil, dindar, ciddi, çilekeş ve kanaatkâr bir imaj verirdi. Öyle ki biri şarap içtiği ve diğeri bir cinayete karıştığı gerekçesiyle iki oğlunu öldürtmüştür. İnanç esaslarındaki sadakat ve itaat prensibi, onun en büyük silahı olmuştur. Maksadı mevcut siyasî ve sosyal yapıyı çökertmekten ibaretti. Adamlarını, dinî ve siyasî bakımdan motive ettiği için, sistemi sağlam ve uzun ömürlü oldu. Alamut’ta meydana getirdiği “yalancı cennet”, burayı görmeden yazan Marco Polo gibi tarihçi ve seyyahların hayalinin mahsulüdür. Ama dünya ona da kalmadı. 1124’te 80 yaşlarında iken Alamut’ta öldü. Kaleme aldığı eserlerden pek azı günümüze gelmiştir. Sergüzeşt-i Seyyidinâ, Hasan Sabbah’ın hayat hikâyesini; el-Fusulü’l-Erbaa ise mezhebinin esas... Devamı

YALANCI CENNETİN HAŞHAŞİLERİ

2014-03-27 23:53:00

  Rey şehrinde Muvaffak Nişâburî’den okuyan üç yakın arkadaştılar. Aralarında kim önce ikbâle kavuşursa, diğerine yardım edeceğine dair sözleşmişlerdi. Bunlardan biri Selçuklu veziri Nizâmülmülk, ikincisi meşhur bilgin ve şair Ömer Hayyâm, üçüncüsü ise sonradan dünyaya dehşet salan bir suikast teşkilatının kurucusu Hasan Sabbâh idi. Her ne kadar aralarındaki yaş farkı bu rivayetin sıhhatini zayıflatıyorsa da, Nizâmülmülk, vezir olunca Hasan Sabbâh’a valilik teklif etti. O ise Nizâmülmülk’ün makamına göz dikip sarayda vazife istediği için araları açıldı.   7 sayısının hikmeti   Hasan Sabbâh, İmamiye Şiasına mensup bir din adamının oğludur. Daha sonra Şia’nın aşırı kollarından Bâtınîliğin İran’daki dâîlerinin (misyoner) tesirinde kaldı. Mısır’a giderek bu mezhepteki Fâtımîlere katıldı. Bâtınîler, Cafer Sadık’ın yerine Musa Kâzım’ı değil, kendinden evvel vefat eden oğlu İsmail’i yedinci imam tanır. Kur’an’ın bir zâhirî (görünen), bir de bâtınî (görünmeyen) manası olduğunu; imama sadakatle bâtınî manaya erilebileceğini; bunlara haram şey bulunmadığını söyler. Tenasüha (reenkarnasyona); cennet ve cehennemin dünyada olduğuna inanır. İmamlar gizlidir. Ortada olan, dâî adındaki propagandacılardır. En çok Güney Irak’ta tutunmuşsa da, Kuzey Afrika ve Mısır’daki Fâtımî Devleti ile tanındı. 12 imamı tanıyanİsnâaşeriyye’den (Caferiyye) farklı olarak İsmail 7. imam sayıldığı için Seb’iyye veya İsmailiyye&... Devamı

İLLUMİNATİUS

2014-03-27 23:32:00

Şeytani Örgüt İlluminati Nedir ? ? İlluminati’nin güç şebekesi, dünyanın en güçlü kişilerinden, yatırımcılarından, şirket başkanlarından ve siyasilerden oluşuyor. “İç çember” denilen en tepedeki 10 kişiye bağlı 300 kişi ise onların alt kadrosunda yer alıyor ve talimatlarını yerine getiriyorlar. 10 kişilik “bilge adamlar” grubunda Fransa’dan, üç, ABD’den iki, Kanada, Avusturya, İngiltere, İspanya ve Güney Afrika’dan birer üye bulunuyor.   İlluminati 1. Bölüm Geçtiğimiz Mayıs ayında Amerika’da Bilderberg Grubu’nun yıllık toplantısı gerçekleştirildi. Bu toplantıyla birlikte söz konusu Gizli Dünya Devleti veya Dünya Derin Devleti konusu yeniden gündeme geldi. Ancak yapılan yorumlarda ağırlıklı olarak Bilderberg konusu öne çıktı. Oysa Bilderberg Grubu, yirminci yüzyıla damgasını vuran ve 21. yüzyılda da dünya üzerindeki sultasını daha da güçlendirme amacına yönelik yeni teoriler geliştiren karanlık ağın sadece bir organıdır. Söz konusu karanlık ağla ilgili yorumlarda dikkat çeken bir şey de ağırlıklı olarak, emperyalizmin bu ağ üzerindeki etkisine ve rolüne dikkat çekilmesiyle yetinilmesidir. Bazı yorumcular, 20. yüzyılda hüküm süren emperyalizmin uluslararası siyonizmle ilgisine de dikkat çekiyorlar. Ama birçoklarında bu gerçek göz ardı ediliyor. Siyonizm, 1897 Basel konferansıyla teşkilatlanmaya başlayan bir ideolojik oluşumdur. Yahudiler bu konferanstan önce de devlet yönetimleriyle irtibat kurarak birtakım siyasi oyunlar çeviriyorlardı. Ancak siyonist ideolojiye göre teşkilatlanmanın başlamasıyla birlikte bu işi tek m... Devamı

DAVİD ROCKEFELLER VE İTİRAFLARI

2014-03-27 23:31:00

  26 072013 İlluminati Üyesi Yahudi Banker David Rockefeller İtiraf!   ABD’li Yahudi bankacı iş adamı David Rockefeller den... son yüzyılın en büyük itirafları..... Türk'lerin ve diğer insanların bilmesi gerekenler! İşte David Rockefeller’in söyledikleri: TÜRKİYE'YE ADNAN MENDERES ZAMANINDA "MARSHALL YARDIMI" İLE EL ATTIK Mesela Türkiye’yi ele alalım. Türkler de yıllar boyu komünizme karşı savaşmıştır. 1950’lerde ülke yönetimine bize desteğimizle Adnan Menderes gelmişti. Aslında Menderes bizimle başta gayet güzel bir diyalog kurmuştu. Bizden seçimde aldığı destek karşılığında, Marshall yardımı adı altında devamlı borç alıyor ve ülkesinde yatırımlar yaparak sanayi yapısını geliştiriyordu. Fakat o kadar plansız ve programsız harcama yapıyordu ki ödeme günleri geldiğinde, bizden, borç ödemek için tekrar tekrar borç istemeye başladı. Biz de kendisinden ülkesini yabancı sermayeye açmasını ve bizim şirketlerimize özel imtiyazlar tanımasını, diğer bir deyişle Osmanlı İmparatorluğu’na dayatılan kapitülasyonlar benzeri şeyler talep ettik Menderes bize bunu hiçbir zaman kabul etmeyeceğini söyledi ve bizden uzaklaşamaya başladı. Ülke insanı ilk defa asfalt yollarla tanışıyor, fabrikalar arka arkaya dikiliyordu. Ülkenin çoğunluğu Müslüman olduğu için ülkenin her yerine camiler yaptırıyordu. Menderes bu şartlarda iktidarda ki yerini uzunca bir süre için, sağlamlaştırdığını sanıyordu. Bir darbe ile bu işe bir son verildi ve sonunun öyle bitmesini istemediğimiz halde, çalışma arkadaşlarıyla beraber idam edildi. Sadece CELAL BAYAR kurtuldu, çünkü bir MASONDU ve yakın arkadaşı Papa Roncalli ya da diğer adıyla 23. John, Vatikan’ın b... Devamı

ÖLÜYORUM SEVGİLİ

2014-03-26 01:20:00

Öldüğün gün Seni çok severek veya nefretle seyreden gözler, bu defa kâlpleri ürpererek seyrederler. Sen de sevgilerini, nefretlerini bırakır gidersin; sana dâir ne varsa bıraktığın her şey gibi. Geriye kalanlar senin vazgeçtiklerinle kendi kaderlerine doğru devam ederler. Senin unuttuğun, onların da unuttuğu; ama seni unutmadığı gibi onları da unutmayacak kaderlerine. Sen ölünce Dünyada hiçbir şey değişmez. Tek değişen senin mevcudiyetin olur. Ve zaman bıraktığın boşluğu hemen doldurur. Sanki hiç var olmamışsın gibi, hayat aynen devam eder. Ateş düştüğü yeri yakar ve ateşin de bir ömrü vardır. Ölümüne en çok üzülenlerin bile yüzleri en geç bir ay sonra gülmeye başlar. Birkaç sene sonra kabrin bayramdan bayrama ziyaret edilir. 10 sene sonra artık mevzun bile geçmez; ne arkadaşların arasında, ne ailende.   Öyleyse hayatını, var oluşunu anlamlı kılacak bir şeyler olmalı. Yitip gitmeyeceğin, yok olmayacağın öteler olmalı.   Derman arardım derdime Derdim bana derman imiş Bürhan (rehber) arardım aslıma Aslım bana bürhan imiş Sağ u solu gözler idim Dost yüzünü görsem deyü Ben taşrada arar idim Ol can içinde can imiş Öyle sanırdım ayriyem Dost gayridir ben gayriyem Benden görüp işiteni Bildim ki ol cânân imiş Savm-ü (oruç) salât-ü (namaz) hac ile Sanma biter zâhid işin İnsan-ı kâmil olmaya Lâzım olan irfan imiş Kanden (nereden) gelir yolun senin Ya kande (nereye) varır menzilin Nerden gelip gittiğini Anlamayan hayvan imiş Mürşid gerektir bildire Hakkı sana, Hakk&r... Devamı

BOŞVER VEYA NEYSE NE

2014-03-25 02:51:00

Tıpkı EYVALLAH.. gibi, Bir KURTULUŞ kelimesidir " NEYSE" !!  Üzüldüklerinden, Söylemediklerinden, Söyleyemediklerinden, Bir türlü GEÇMEYİ BİLMEYEN o geçmişten, İçerlediklerinden, Omzundaki yükten, Dolan gözlerden, Unutulmuş sözlerden, Tutulmamış yeminlerden............... İnsanların; ne kadar da YALANCI oldugunu GÖRÜRKEN,  bazen İHTİYACIN olan tek şey: başını çevirip NEYSE.. demekten başka bir şey değildir.. DARALDIĞIN zamanlar olur,  BUNALDIĞIN anlar ve  " üstüne üstüne gelen duvarlar.. " Kimselerin seni ANLAMADIĞI zamanlar ve,  kimsenin DİLİNİ bilmediği anlar..... Bazen NEYSE.. tutar ellerinden,  kimselerin KAR ETMEDİĞİ işte o ZAMANLAR.. Sen bakma UFAK-TEFEK ÇELİMSİZ HALİNE, bir KURTULUŞ kelimesidir " NEYSE" !! Üzenlere............ Anlamayanlara, Anlamayacaklara................ Değer verince, kendini hemen bi halt sananlara........... Yüreğinde merhamet duygusu olmayanlara........... Ve................ Sağı solu, önü arkası her yeri ayrı oynayanlara.........  - NEYSE !!.. ... Devamı

HAYAT

2014-03-22 02:18:00

Hayat Bir yaşam öyküsüne katlanamayacak kadar uzun! Bir gülümseyişe,bir kıpırdanışa, bir dokunuşa vakit ayıramayacak kadar kısa!   Hayat Gerçekleri sırtlayıp taşıyamayacak kadar ağır. Bir kuşun kanadına konupta ona bile hissettirmeden uçabilecek kadar hafif!   Hayat Her anını dibine kadar yaşamaya çalışmak için nefes nefese koşturmayı göze alacak kadar dolu! Bütün yaşadıklarının sadece bir hayal olduklarını hissettirecek kadar boş!   Hayat Koskoca bir ömürde "bir yalnız gün daha nasıl geçecek, bu saatler nasıl bitecek."Diye şikayet edebilecek,kadar muamma! Göz açıp kapayıncaya kadar geçen sürede nihayete erebilecek kadar da basit!   Hayat Kendini oluşturan her büyüyü,her cazibeyi, her rengi,yürekler hoplatacak kadar parlak ve güzel! Gözlerimizi acılarla,hüzünlerle,ayrılıklarla, ölümlerle buluşturduğumuzda,sadece iki renk gri ve siyah!   Hayat Her anını tuvallere,yazılara,şiirlere, gösterilere döküp sergileyecek kadar sanat! Tek bir uyanışta,görevinin tek bir oyundan ibaret tek bir rol olduğunu fark edebileceğin kadarda kısır ve monoton!   Hayat Senin tek bir "evet" inle başkalarına bölüştürüp sunabilecegin, nefes alıp verişlerinle "paylaştırabileceğin" kadar hayret ve cömert! Tek bir "hayır" ınla herşeyi mahvedebileceğin, yok edebileceğin kadar cimri ve densiz!   Hayat Gerçek yaşam öykülerine katlanabilecek gücü bulup,bulaştırıp, dahada büyüğünü oluşturabilecek kadar heybetli ve zor! Herşeyden vazgeçip "yaşama veda etmeyi isteyecek" kadar da güçs&uu... Devamı

YARIM NEFESTİR AŞK

2014-03-22 00:36:00

Evinin seni içine sığdıramayacak kadar dar oldugunu fark edeceksin... Sokağa fırlayacaksın... Sokaklar da dar gelecek... Tıpkı vücudunun yüreğine dar geldiği gibi... Ne denizin mavisi açacak içini, ne pırıl pırıl gökyüzü... Kendini taşıyamayacak kadar çok büyüyecek, bir yandan da kaybolacak kadar küçüleceksin... Birileri sana bir şeyler anlatacak durmadan... "Önemli olan sağlık.""Yaşamak güzel.""Boş ver, her şey unutulur."Sen hiçbirini duymayacaksın... İçine akan göz yaşlarından etrafı göremez hale geleceksin... Ondan ölmesini isteyecek kadar nefret edecek, az sonra kollarında ölmek isteyecek kadar çok seveceksin...Hep ondan bahsetmek isteyeceksin... "Ölüme çare bulundu" ya da "Yarın kıyamet kopacakmış" deseler başını kaldırıp Ne dedin?" diye sormayacaksın... Yalnız kalmak isteyeceksin... Hem de kalabalikların arasında kaybolmak...Ikisi de yetmeyecek... Geçmişi düşüneceksin...Neredeyse dakika dakika...Ama kötüleri atlayarak... Onunla geçtigin yerlerden geçmek isteyeceksin...Gittiğin yerlere gitmek...Bu sana hiç iyi gelmeyecek... Ama bile bile yapacaksın...Biri sana içindeki acıyı söküp atabileceğini söylese, kaçacaksın... Aslında kurtulmak istediğin halde, o acıyı yasamak için direneceksin... Hayatının geri kalanını onu düşünerek geçirmek isteyeceksin....Aksini iddia edenlerden nefret edeceksin... Herkesi ona benzetip...Kimseyi onun yerine koyamayacaksın...Hiçbir şey oyalamayacak seni...   Birkaç saat kafanı bulandıran ama asla onu unutturmayan.Sadece bir müddet buzlu camın arkasından seyrettiren...Bütün şarkılar sizin için yazılmış gibi gelec... Devamı

YENİLDİM YENİLENDİM :)

2014-03-12 07:13:00

evet yenildim kabul ediyorum yıllara meydan okudum,kabullenemedim yenilgiyi olmalıydı,olacaktı,olmalı hangi zaman diliminin fiil çekimiydi bilmiyorum ama içim çekildi yüreğim çekildi,sonra sen çekildin damarlarımdan yüreğimden çeyrek asır bir umutmuydu hayır,tutunduğum tek daldı bırakmak istemedim kendimi mi kandırmıştım, belki o tüm pencerlerini kapatırken ben her sabah bir başka umutla uyanmıştım o sırtını çoktan dönmüşken, bir başka bahara ben hayallerimi,umutlarımı ısmarlamşıtım hep yoruldum mu hayır,tükendim mi hayır, tükettim harcadım bütün neşemi,yaşama sevincimi zifiri karanlığa gömmüştüm gençliğimi,hep bir ışıktı beklediğim ben güneşin altında yanarken, o talihsiz geceye hapsetmiştim yüreğimi yenildim evet duygusuzluğuna,sessizliğine,aldrmayışına kabul ediyorum yenildim :)     Devamı

yağmur yağıyor

2014-03-12 07:01:00

YAĞMUR YAĞIYOR :) nihayet düştü bir damla,ardından binlercesi kuruyan toprak mıydı? umutsuzca savrulan hayallerimiz mi ? nihayet düştü de bir nefes aldım,ben,yüreğim,gözlerim yağmur yağıyor, çocuklar gibi şenim, cıvıl cıvıl yüreğimin en ücra köşesi bir çocuk duydu yağmurun türküsünü çıktı yüreğimin en tenha yerinden nihayet damlası düştü cemrelerin yağmurda dolaşırken,dalar giderim, o saklı mahallede kalan gölgemi hatırlarım kiraz bahçelerindeki şımarıklığımızı,istasyon yolunda ki gizli saklı halimizi yağmurla beraber anılar düşer yüreğime bir bir ırmak kenarında o kuytu köşe,rüyasına girer insanın :) nihayet düştü bir damla sen düştün gözlerin düştü ben düştüm yolllara gülün yaprağına hasret gözyaşlarım düştü özledim, seni yağmuru ve ........... herşey dünde kaldı gözlerim, gölgelerim her an seni düşünürdüm her an seni takip ederdim bilirsin :) --------------------------------------- bazı insanların jetonu geç düşer ben düşmesini istemedim bazı gerçkleri kabullenemedim bu doğru sevgim tutkuya saplantıya takıntıya dönüştü,belki şu hayatımda bir tek şeye pişmanım istanbulla başlayan bir süreç işte o sürece pişmanım keşke yaşanmasaydı, bu blogta sana dair yazdığım son yazıyı bitrmeden önce herşey gönlünce olsun N....  ... Devamı

OLGUNLAŞTIM :)

2014-01-08 21:41:00

Olgunlaşır insan; Yenilmenin yeniden başlamak olduğunu öğrenince, Beklememenin hafifliğini hissedince, Mutluluğun bakış açısında olduğunu anladıkça, Karşılıksız sevmeyi başarabilince,... Kötünün içinde iyiyi, iyinin içinde kötüyü fark edince, Söylenilene değil söylenmek istenileni anlayınca, Kelimeleri değil, gözleri okumaya başlayınca, Asıl sevilmeye layık olanı bulunca, Kendini tanıyınca, Boş gururdan vazgeçince, Kâinatı okumayı öğrenince, Güzele değil güzeli yaratana aşık olunca, Her doğan günün bir nimet olduğunu anlayınca, Anı yaşamayı başarınca, Affetmenin kendine iyilik olduğunu Kinin, nefretin kalbini Kötü sözlerin dengeni bozduğunu fark edince, Kendi kendinin gözlemcisi olunca, Kendini eleştirip kendiyle barışık olunca, Olgunluğun sonu olmadığını anlayınca, İşte oldum demeyince Olgunlaşmaya başlamıştır insan. Devamı

BANA BİR MEKTUP YAZ OLUR MU

2014-01-08 21:41:00

Bana mektup yazsana… Özlem koksun her satırı, her kelimesi sen koksun Sen koksun mürekkebi Titresin ellerim, titresin yüreğim ve titrerken tüm bedenim; Mektubunu kaç kez okuduğumu unutayım Bana mektup yazsana… Bekleyişlerim olsun elim yüreğimde Bin merak biriktireyim yolunu gözlerken postacının Postacı; gözlerime astığım umudum olsun Ve hiçbir satırında ’Kendine iyi bak.’ kısaltması bulunmasın Kendime iyi bakamam İllâ gözlerin gözlerimde olmalı ki, gözlerinle kendime iyi bakayım Gözlerin gözlerimde yoksa; körüm ben… Mektubun ucunu yakmasan da olur, ’ Yine yakmış yâr mektubun ucunu…’ demesem de olur Çalıntı şarkı sözlerinin yanılgısına uğramamalıyım mesel Kendi kendime hayran, kendi kendime kurban ettirme beni Mektubun ucunu yakmasan da olur… Bana mektup yazsana… Sakın yazamam deme! Biliyorum daha kendimi adam akıllı anlatamadım sana Ve biliyorum daha sözün başındayken her sözü eksik bıraktığımı Suskunluğum, kahrolası huyum… Ne olurdu çözebilseydim dilimdeki kördüğümü Ve anlatabilseydim içimde birikenleri Anlardın, biliyorum anlardın beni… Dinle; Başımı koysam da ayın dizine, İçimden her lâhza bin hüzün geçer. Sığınsam hicranın sessizliğine, İçimden ya adın ya sözün geçer. Az dinle, az dinle ve al eline kalemi! Ruhum kafes içinde tüm zerrem darda şimdi Ve şimdi ruhumda taht kurmuş azman bir yalnızlığın esaretindeyim Gecedeyim, geceyim... Bana mektup yazsana… Özlem koksun her satırı, her kelimesi sen koksun Sen koksun mürekkebi Titresin ellerim,   titresin yüreğim ve titrerken tüm bedenim; ... Devamı

SİMURG ANKA

2014-01-01 23:53:00

Gerçek bir masal anlatayım size? Masal gerçek mi olur demeyin ama... Bu masalın gerçekleşmesi için diledim... 2014'e merhaba dediğimiz şu gün... Kocaman bir nefes alabilmek için... Anlayana...               * Kuşların hükümdarı olan Simurg Anka, Bilgi Ağacı'nın dallarında yaşar ve her şeyi bilirmiş... Evrendeki bütün kuşlar Simurg'un kendilerini kurtaracağını düşünürmüş. Kuşlar dünyasında her şey ters gittikçe onlar da Simurg'u bekler dururlarmış. Ne var ki, Simurg ortada görünmedikçe kuşkulanır olmuşlar ve sonunda umudu kesmişler. Derken bir gün uzak bir ülkede bir kuş sürüsü Simurg'un kanadından bir tüy bulmuş. Simurg'un var olduğunu anlayan dünyadaki tüm kuşlar toplanmışlar ve hep birlikte Simurg'un huzuruna gidip yardım istemeye karar vermişler. Ama yaşadığı yere ulaşmak kolay değilmiş. Yuvası etekleri bulutların üzerinde olan Kaf Dağı'nın tepesindeymiş... Sadece dağ değilmiş engel... Oraya varmak için yedi dipsiz vadiyi aşmak da gerekiyormuş... Kuşlar, yine de yılmadan hep birlikte göğe doğru uçmaya başlamışlar. Uçmuşlar uçmuşlar... Arada yorulanlar ve düşenler olmuş. İlk dönen bülbül olmuş... Güle olan sonsuz aşkını hatırlayıp, ''Geri gitmeliyim'' demiş... İkinci fire ise papağan... Unutmuş mu bilinmez o güzelim tüyleri yüzünden kafeslere kapatıldığını, ''Bu yolda tüylerim bozulacak'' bahanesini bulmuş. Kartal ''Yükseklerdeki krallığımı daha fazla yalnız bırakamam" demiş ve ayrılmış sürüden... Baykuş her zaman söylendiği yıkıntılarını özlemiş birden... Balıkçıl kuşu ise ''Bataklığım da bataklığım'' ... Devamı

HUZUR

2013-12-29 04:32:00

Yelkenleri toplayıp limandan ayrılma vaktin gelmiştir artık. Bilirsin ki ne deli dalgalar,ne fırtınalar, ne girdaplar beklemektedir seni. Korkarsın gitmeye,bir köşesine sığınırsın limanın. kabullenmesen de artık HERŞEY BİTMİŞTİR.. İŞTE SON BUDUR.. ... Hüzünlüsündür.. türlü kabul etmek istemezsin bittiğini.. Gözlerinin içine bakıp seni seviyorum demesini beklersin. Ama bir rüyadır bilirsin o sözler hiç çıkmayacaklardır o dudaklardan. yine de BEKLERSİN.. İŞTE UMUT BUDUR.. Gururlusundur.istenmediğin yerde durmazsın. An gelir gitmeden önce ne olur bitmesin dersin. Dudaklarından dökülen kelimelere sen bile şaşırırsın. Oysa o,yüzüne bakıp SADECE GÜLÜMSER.. İŞTE ACI BUDUR.. Ondaki sıcaklığı,içtenliği kimsede bulamayacağını düşünürsün... Kimsenin onun gibi gülüp,onun gibi konuşamayacağını.... ve kimseyi onun kadar sevemeyeceğini bilirsin. KAHREDİP BAŞINI ÖNÜNE EĞERSİN.. İŞTE HÜZÜN BUDUR.. Nefes bile alamaz bir haldesindir. Nereye baksan onu görürsün,daralır için. Birkaç saatlik derin bir uykuya hasretsindir. Bilirsin ki gözlerini kapatsan da terk etmeyecektir hayali... ve o anda BIRAKIRSIN GECENİN KOLLARINA KENDİNİ.. İŞTE HUZUR BUDUR..... Devamı

YORGUNUM

2013-12-29 04:24:00

Biraz değiştim, Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar… Değiştim… Unutamadığım sözlerinin arasında sıkışıyorum, Bir yanım kendimi kolluyor bir yanım seni Ben benimle savaşıyorum, Seninle değil… Sonucu kılıcı kuşananından belli olan bir savaşın, ne kazanabileni ne de kaybedeniyim… Sorun değil… Elbet Alışırım… Biraz alıştım. Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar… Alıştım! Varlığını istemediğim tüm eksik yanları Ve çokluğunu da, yokluğunu da istemediğim iki arada bir derede duyguya alışıyorum… Bir yanım bırak diyor bir yanıma Kesin değil! Henüz tanıştık… Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar… Tanıdığımı sandığım bana daha yakınım artık Duvarlara anlatırken öğrendiklerim kendi hakkımda Ve aynalarda ağlarken gördüklerim kendi tarafımda Bir yanım memnun oldum diyor, bir yanım tanıyamadım daha Samimi değil… Bir hayli kırıldım… Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar… Canıma batan her halin felç gibi indi bedenime Gözlerimden tut da ciğerlerime kadar kırgınım… Aslında ne sana, ne olanlara… Kendime kırgınım!.. Maziye hiç değil, âna kırgınım Anlatamadığım, anlayamadığım masalların bana yaptıklarına Dinlediğim şarkılarda bana seni anımsatan şarkıcılara Beni anladığın kelimelerin bana her şeyi anlatıyor gibi geliyor oluşuna Bir hayli kırgınım… Beni ben kırdım oysa… İyi değilim. Galiba yoruldum… Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar… Kalbime, kalbimi kanıtlamaktan Ve kanıtladığıma kendimi inandırmaktan Ve dahası kocaman bir sahada tek başına koşmaktan yoruldum Aslında ne pişmanım ne de pes ediyorum!.. Sadece beni kaybettikçe seni kaybediyorum. Şu kalp denen, beni bana sorgulatıyor artık Ki Seni sorgulamamasını nasıl beklerim?!.. Toprağa bakan yanım senden zaten a... Devamı

DELİ :=)

2013-12-29 04:18:00

BİZE BİRKAÇ DELİ GEREK ŞU AKILLILARIN AÇTIĞI DURUMA BAK :::)))) Devamı

BENİ KAYBETMEYE KORKACAK BİRİ :))))))

2013-12-18 03:35:00

Su an parmaklarım sadece seni yazmak istiyor…. Kalbimin seni istedigi gibi….. Seni yazmak ne kadar güzelse…..bir o kadar da zor.… Bir bilsen bu aralar ne kadar uzaksın bana…. Sana daha yakın olmak için…. Durmadan seni hayal ediyorum…Seni..!! Hayaller kuruyorum seninle ilgili….Hani olsaya diyorum;.. Her sabah senin kokunla açsam gözlerimi güne.. ve her sabah sana dokunsam gozlerim kapalıyken henüz…. Tüm gece sıcaklığında dalsam uykuya, ve bütün gün seni görmenin heyecanıyla beklesem aksamı….. Gecelerden korkuyorum şimdi sensiz geçtikleri için…. O gün gelse…her geceyi öyle basarim ki bağrıma sen gibi!..… Ama.. ama sen yoksun … şu an çok güzel bir aşk şarkısı çalıyor…. Aynı şarkıyı defalarca baştan baştan dinliyorum, öyle bir an geliyorki huzuru hissediyorum ve duruyorum onu sadece hissediyorum… Bir an içindeyim sanıyorum ama aslinda baktıgım bir resim bu… şarkı hala çalmaya devam ediyor kim bilir belki onuncu kere dinliyorum ve hala hissetmeye devam ediyorum. … Icine girmek istiyorum bu güzel sarkının bir notası olmak istiyorum… Gücümün yetmediği şeyleri istiyorum bir notanın içinde erimek, duyulmak, sevilmek, dinlenmek sonrada tekrar çalınıncaya dek susmak kaybolmak istiyorum… Şarkı hala çalıyor ve ben orda olamıyorum içine giremiyorum ruhum notalarında eriyip yok olmuyor. Sadece dünyadan kopuyorum bir kac saniyeliğine..Sonra gerçeğe dönüyorum.. Senin için varolduğunu bildiğin, senin için nefes aldığının farkında olduğun bir yürekten z... Devamı

SABIR

2013-12-13 05:44:00

'' Sabır; ağrıları dindiren acı bir ot gibidir.     Hem can yakar hem de tedavi eder..!                                           '' Mevlana"     Devamı

ilk mi son mu

2013-12-13 05:43:00

Herkes 'ilk' olmak ister,       Herkes 'ilk' olmak ister, İlk aşk, İlk öpücük! Oysa ilk geçicidir. Sahip olduğunuz hangi ilk hala sizin (?) Ama kimsenin istemediği 'son' farklıdır. Çünkü ondan ötesi yoktur. Heyecandan avuçlarınızın terleyerek tuttuğu 'İlk' elle değil, Güvenerek sımsıkı tuttuğunuz 'Son' elle girersiniz mezara.   ... Devamı